İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/916 K.2023/3258

... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.07.2011 tarihli ve 2010/300 Esas, 2011/201 sayılı Kararının sanık müdafii, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan ve suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Esas2020/916Karar2023/3258Tarih23 Mart 2023Okuma9 dk · 1.856 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2020/916 E., 2023/3258 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli zimmet
Hükümler
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin resmi belgede zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan ve nitelikli zimmet suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.856 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.07.2011 tarihli ve 2010/300 Esas, 2011/201 sayılı Kararının sanık müdafii, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan ve suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanığa isnat edilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin anılan suç yönünden kamu davasına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve zimmet suçundan açılan kamu davasında sanığın eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan kurulan hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu,

hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılanlar Hazine ve belediye ile O yer Cumhuriyet savcısının dolandırıcılık suçundan kurulan hükmü temyiz ettikleri ve bu hükmü, keza sanık müdafiinin tüm suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2010 tarihli ve 2010/4049 Soruşturma, 2010/2173 Esas, 2010/164 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılması, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. ...

1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.07.2011 tarihli ve 2010/300 Esas, 2011/201 sayılı Kararı ile; kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin resmi belgede zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına,

zimmet suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 5.100,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik Hazine vekilinin temyiz isteminin reddine, sahtecilik suçundan kurulan hükmün onanmasına, dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve adli para cezasının eksik tayin edildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ve ek Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri

Katılan sıfatının kabul edilmesi, sanığın zimmet ve sahtecilikten cezalandırılması gerekirken suç vasfının değiştirilerek yazılı şekilde hükümler kurulmasının hatalı olduğu ve resen gözetilecek sebeplerle hükümleri temyiz etmiştir.

B. Katılan ... Belediye Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri

Sanığın zimmet suçu yerine dolandırıcılıktan cezalandırılmasının hatalı olduğu sebebiyle anılan hükmü temyiz etmiştir.

C. O yer Cumhuriyet savcısının Temyiz Sebepleri

Koyunlu Belediyesinde muhasebeci olarak görev yapan sanığın çekleri tek başına düzenlemeye yetkili olmadığı, belediyeye ait çekleri belediye başkanı adına onun haberi olmaksızın muhtelif tarihlerde düzenleyip keşide ettikten sonra tahsile koymasına karşın sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasının hatalı olduğu sebebiyle anılan hükmü temyiz etmiştir.

D. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Sanığın tüm aşamalarda suçunu ikrar ettiği ve pişmanlık gösterdiği buna rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmamasının hatalı olduğu, denetim süresi içinde bu davadaki suçu işleyip işlemediği araştırılmadan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanmamasında isabet bulunmadığı, sahtecilik suçunda 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu ve sanığın yetersiz gerekçeyle lehe hükümlerden istifade ettirilmediği ve resen gözetilecek sebeplerle hükümleri temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihlerinde Koyunlu Belediyesinde muhasebeci olarak görev yapan sanığın ödeme emri ve ekleri olmayan 03.03.2010, 16.03.2010, 06.04.2010, 19.02.2010, 25.02.2010, 31.03.2010 tarihli ve toplam 6.150,00 Türk Lirası bedelli çekleri kendi emrine düzenlediği ve bu çekleri muhasip sıfatıyla imzaladığı ayrıca harcama yetkilisi olan Belediye başkanının imzalaması gereken kısımları da sahte olarak imzalayarak bankaya ibraz edip çek bedellerini de bankadan tahsil ettiği, yine belediye tarafından herhangi bir mal veya hizmet alımı yapılmamasına karşın 23.03.2010 tarihli ve 762,00 Türk Lirası bedelli çeki düzenleyip,

Hayrullah ve Belediye başkanı adına sahte olarak imzaladığı ve bedelini de bankadan tahsil ettiği, keza herhangi bir mal veya hizmet alımı yapılmamasına karşın 16.04.2010 ve 24.04.2010 tarihli gönderme emirlerini düzenleyip bankaya ibraz ederek farklı kişiler adına toplam 2.234,27 Türk Lirası parayı gönderdiği, böylece belediyenin 9.176,27 Türk Lirası zarara uğramasına sebebiyet verdiği kabul edilerek sanığın bahse konu çekleri tek başına düzenlemeye yetkili olmaması,

Belediye başkanı ve Hayrullah'ın imzasını taklit etmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkralarında düzenlenen resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan ve ayrıca sanığa görevi gereği teslim edilen bir mal olmayıp resmi belgede sahtecilik yaparak hakkı olmayan toplam 9.176,27 Türk Lirasını uhdesine geçirmesi karşısında eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Sanığın, Koyunlu Belediyesine ait olan ve çift imza ile düzenlenmesi gereken 7 adet çeki, muhasip sıfatıyla imzalayıp, harcama yetkilisi olan Belediye Başkanı'nın da imzasını taklit ederek farklı tarihlerde düzenleyip kullanması şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken,

hakkında aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi gereğince resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan hüküm kurulmak suretiyle noksan ceza belirlenmesi ve yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas,

2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde ise;

5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, somut olayda da sanığın elde ettiği haksız menfaatin 9.176,27 Türk Lirası olduğu,

mahkemece temel cezanın 920 tam gün adli para cezası olarak belirlenmesi karşısında, tebliğnamede hükmün bu yönden bozulması yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedeni yerinde görülmüş, sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin ise sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin birinci paragrafında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına 5377 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle eklenen son cümleye yer verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

Nitelikli dolandırıcılık eylemini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması,

Duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali bulunmayan sanığın geçmişi ve fiilden sonraki davranışları gerekçe gösterilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiri indirim uygulandığı halde, bu uygulama nedenleriyle de çelişki oluşturacak biçimde, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle aynı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan tayin edilen adli para cezasının belirlenmesi sırasında ilgili kanun maddesinin hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin dördüncü paragrafında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,

Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, Hazine vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.07.2011 tarihli ve 2010/300 Esas, 2011/201 sayılı Kararında, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik olarak sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştiriler dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

3. Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.07.2011 tarihli ve 2010/300 Esas, 2011/201 sayılı Kararında, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri ile dosya kapsamında dikkate alınan sair hususlar yönünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

23.03.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2020/916, K. 2023/3258, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
  6. B. Katılan ... Belediye Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
  7. C. O yer Cumhuriyet savcısının Temyiz Sebepleri
  8. D. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
  9. III. Olay Ve Olgular
  10. IV. Gerekçe
  11. V. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2020/916
Karar No
2023/3258
Tarih
23 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/922 K.2023/2727
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/924 K.2023/2352
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/925 K.2023/3496
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/929 K.2023/2060
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/932 K.2023/1998
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/980 K.2023/656

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.