KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/14968 E., 2025/11049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1902 Esas, 2020/1751 Karar
- Suçlar
- Zimmet, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemenin reddi, onama
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g madde-fıkra ve bendi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlardan olması ve bu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmaması nedeniyle temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, Hazine vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2016/409 Esas, 2019/18 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında aynı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43... . maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1, 2, 3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
2. Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurusu üzerine; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2019/588 Esas, 2019/726 sayılı Kararı ile "...dosyanın kül halinde konunun uzmanı Sayıştay uzman denetçilerinden oluşan bir bilirkişi kuruluna tevdii edilip, yasal tevdi unsuru üzerinde de durulmak suretiyle inceleme yaptırılıp sanığın yapmış olduğu eylemlerin açığa çıkmasını sağlamaya yönelik hileli davranışları bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti sonrasında sanığın eylemlerinin hangi suçları oluşturduğu ve bu yöndeki vasıflandırmaya ilişkin tartışma yapılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği"nden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-d maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/248 Esas, 2019/258 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında aynı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43... . maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1, 2, 3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
4. Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/1902 Esas, 2020/1751 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın pişmanlık göstererek zararı büyük oranda karşılamış olmasına rağmen bu husus göz önünde bulundurulmadan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının ve sanığa görevi gereği tevdi edilmiş veya korumakla yükümlü olduğu herhangi bir mal ya da para bulunmamasına karşın zimmet suçundan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ...'ın diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği gözetilmeden yalnızca sözlü beyanlarına itibar edilerek beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 17.04.2019 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 29.05.2019 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 20.10.2020 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla,
temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin sanık Adanan Taştan hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ile katılan Hazine vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin sanıklar hakkında zimmet suçundan verdiği ve sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/14968, K. 2025/11049, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama