KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/3520 E., 2025/7224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/495 Esas, 2014/493 Karar
- Suç
- Tefecilik, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
- Ek tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği,
bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre tefecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen Albaraka Türk Katılım Bankası Anonim Şirketinin mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından,
vekilinin tefecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan zarar gören Albaraka Türk Katılım Bankası Anonim Şirketinin bu suçtan kurulan hükmü temyiz hakkının bulunduğu da nazara alınarak vekilinin bu suçtan,
katılan Hazine vekilinin ise tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet ve tefecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmışsa da, gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme suçunun tefecilik suçu içinde eridiği, sanığın hukuki anlamda tek fiil sayılan eylemlerinin sübutu halinde sadece tefecilik suçunu oluşturacağı ve bu suçun,
suç tarihine göre lehe olan 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/3520, K. 2025/7224, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama