KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/3841 E., 2024/11620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/249 Esas, 2020/102 Karar
- Suçlar
- Rüşvet alma ve resmi belgede sahtecilik (sanık ... hakkında), resmi belgede sahtecilik (diğer sanıklar hakkında
- Hükümler
- Beraat (Sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan), mahkumiyet (Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından
- Temyiz edenler
- O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri, sanıklar ..., ... ve ...
- Tebliğname görüşü
- Onama, zamanaşımı nedeniyle düşme
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 04.11.2010 tarihli ve 2010/97 Esas, 2010/286 sayılı Kararda, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.05.2015 tarihli ve 2013/3807 Esas, 2015/26514 sayılı Kararıyla bahsi geçen hükümlerin bozulduğu, keza Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 04.05.2011 tarihli ve 2009/166 Esas, 2011/289 sayılı Kararda, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu,
Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 30.06.2015 tarihli ve 2015/1826 Esas, 2015/2525 sayılı Kararıyla da bu hükümlerin bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 04.02.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/85 sayılı Karar ile sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 13.12.2016 tarihli ve 2016/8329 Esas, 2016/7612 sayılı Kararıyla yeniden bozulduğu,
bu itibarla sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarının temyiz incelemesinden geçmediği ve bahsi geçen sanıklar ve suçlar yönünden inceleme konusu mahkumiyet hükümlerinin birleştirme kararları sonrasında ilk kez kurulduğu nazara alındığında;
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu itibarla sanık ... hakkında rüşvet alma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından 05.03.2020 tarihinde ilk kez verilen mahkumiyet ve beraat hükümlerinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 272. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu,
aynı Kanun'un 264/1. maddesinde yer verilen. "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, istinaf yasa yolu incelemesinden sonra,
temyizi halinde ilgili hükümler yönünden temyiz incelemesi için görevli Yargıtay Ceza Dairesine tebliğname düzenlenmek suretiyle iade edilmesinin temini gerektiğinden sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan beraat, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden dava dosyasının, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, incelemenin sanıklardan ... ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik, ..., ...,
... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların mahkemece sübutu kabul edilen eylemlerine uyan resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/3841, K. 2024/11620, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama