KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/7984 E., 2025/4962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2009/311 Esas, 2010/13 Karar
- Suçtan zarar gören
- ...
- Suç
- İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, suçtan zarar gören vekili
- Tebliğname görüşü
- Bozma
- Ek tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 22.01.2010 tarihli ve 2009/311 Esas, 2010/13 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına tebliğ edilmeksizin 05.03.2010 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 18.04.2013 tarihli hükmün kurulduğu,
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ek 2/2. maddesi gereğince ilgili bakanlığın kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma talebinde bulunma hakkına sahip olduğu gözetildiğinde.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 231/12. madde ve fıkra hükmü uyarınca Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.01.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak ilgili Bakanlığa tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği,
bu kararın kesinleşmemesi nedeniyle de denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyeceği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili durma süresinin dava zamanaşımı süresine eklenemeyeceği gibi açıklanan mahkumiyet hükmünün de zamanaşımını kesmeyeceği dikkate alınarak yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 23.10.2009 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/7984, K. 2025/4962, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama