KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/9711 E., 2024/3441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/449 Esas, 2015/344 Karar
- Suç
- İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Katılanın duruşmalı inceleme isteme hak ve yetkisi bulunmadığından vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'un 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın 17.06.2016 havale tarihli dilekçesinin içeriği itibarıyla temyiz talebinden feragat niteliğinde olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Antalya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın 09.07.2007 ve 25.07.2007 tarihli vekaletnameler ile vekilliğini üstlenerek masraf ve vekalet ücreti karşılığında 6.650 Türk Lirası aldığı halde vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediği, katılana iade etmesi gereken bir miktar parayı uhdesinde tuttuğu iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında beraatine karar verilmiş ise de;
kovuşturma izni verilmesine ilişkin karar içeriğinin bir ve ikinci paragraflarında yer alan Merkez Bankasından çekilen katılana ait paraları uhdesinde tutması isnatlarında, söz konusu paranın sanığa avukatlık görevi gereği teslim edilmemiş olması ve taraflar arasında TCK’nın 155/2. maddesi kapsamında bir hizmet ilişkisi bulunmaması karşısında eylemlerin sübutu halinde güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı anlaşılmakla beraber söz konusu kovuşturma izninin üçüncü paragrafında yer alan sanığın alacaklı (katılan) vekili sıfatıyla borçlu Semiha Korkmaz hakkında Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.07.2009 tarihli,
2005/600 Esas ve 2009/489 sayılı Kararına ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücreti ile bunların faizlerine yönelik Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 2009/23159 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takipte, 61.000 Türk Lirasını 24.03.2010 tarihinde tahsil ettiği halde katılana iade etmediği isnadının ise sübutu halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve eylemlerin kül halinde zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna temas edeceği cihetle;
sanığın savunmalarında söz konusu tüm paranın katılana elden ödediğini savunduğu buna ilişkin ibraname fotokopilerini de dosyaya sunduğu ancak söz konusu ibranamelerde imzası bulunan katılan ...'ın okuma yazma bilmediğine ilişkin beyanı ile bu belgelerde imzaları yer alan tanıklar ... ve ...'ın imzalarını inkar ettikleri nazara alındığında ibraname asıllarının temin edilerek üzerinde imza incelemesi yaptırılması sonrasında hasıl olacak sonuca göre tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle suçun sübutu ve niteliği ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/9711, K. 2024/3441, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama