İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/2848 K.2023/11735

Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/326 Esas, 2018/484 sayılı Kararının sanık müdafileri ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Esas2022/2848Karar2023/11735Tarih30 Kasım 2023Okuma8 dk · 1.539 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2022/2848 E., 2023/11735 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Kasım 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2018/326 Esas, 2018/484 Karar
Suç
Zimmet
Hüküm
Hükmün açıklanması suretiyle zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Bozma
Ek tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.539 kelime·8 dk okuma·5 bölüm

Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/326 Esas, 2018/484 sayılı Kararının sanık müdafileri ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

16.02.2022 tarihli tevdi kararımız sonrasında gerekçeli karar tebliğ edilen Hazine vekilinin 30.03.2022 tarihli dilekçesinin temyiz iradesi içermediği, kamu davasına katılma istemine yönelik olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin, talep tarihi göz önüne alınarak 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle yapılan değişiklik öncesi 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.09.2002 tarihli ve 2002/1296 Esas, 2002/2804 Hazırlık, 2002/339 numaralı İddianamesi ve 14.06.2004 tarihli ve 2004/1296 Esas, 2004/2804 Hazırlık, 2004/339 numaralı Ek İddianamesiyle; sanık hakkında zimmet suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin birinci fıkrası, 80 inci maddesi, 219 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması, 31, 33 ve 36 ncı maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2007 tarihli ve 2002/516 Esas, 2007/159 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit kullanma zimmeti suçundan lehe yasa değerlendirmesi neticesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 248 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek günlüğü 20 TL'den 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.12.2009 tarihli, 2009/1300 Esas ve 2009/13267 sayılı Kararı ile; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562 nci maddesinin birinci fıkrası ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve on dördüncü fıkrasında yer alan soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma şartının kaldırılması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde değerlendirilmesi amacıyla sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına hükmedilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2010 tarihli ve 2010/18 Esas, 2010/217 sayılı Kararı ile; sanık hakkında basit kullanma zimmeti suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 248 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması geri bırakılmıştır.

5.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2013/374 Esas, 2015/88 sayılı Kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı sonrası Mahkemece yapılan yargılama neticesinde açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak sanık hakkında basit kullanma zimmeti suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 248 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

6.Kararın, sanık müdafii tarafından ve katılan vekilinin vekalet ücretine yönelik sınırlı talebiyle temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.05.2018 tarihli, 2018/3033 Esas ve 2018/3285 sayılı Kararı ile; gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulduğu, sanığın eylemlerini zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlediği,

olayın ancak kurum dışı araştırma ve telefon faturasını sanığın görevli olduğu gişeye ödeyen kişilerin daha sonra müracaat etmesi sonucu ortaya çıktığı, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda zimmet suçunu birden fazla kez işlediği anlaşılan sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması gerektiği, eylemin kullanma zimmeti olarak kabul edilebilmesi için failin görevi gereği yasal olarak kendisine tevdi edilen parayı belli bir süre kullanıp hakkında herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet, denetim veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden yatırması gerektiği,

denetim ve şikayet sonrası ortaya çıkan bu fiillerinin dairemizin yerleşik uygulamalarına göre mal edinme kastına bağlı olarak bir bütün halinde zimmet vasfında olduğu, kullanma zimmeti olarak nitelendirilemeyeceği, sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen miktarın suç tarihi itibarıyla günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü nazara alındığında pek hafif değerde kaldığı, kendisini vekille temsil ettiren katılan PTT Genel Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediği gerekçeleriyle sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla bozulduğu anlaşılmıştır.

7.02.05.2018 tarihli bozma ilamı sonrası temyize konu Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/326 Esas, 2018/484 sayılı Kararı ile; sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 249 uncu ve 43 üncü maddeleri, 248 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında verilen 10.05.2007 tarihli ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın neticeten 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiilerinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece; suç tarihlerinde katılan kuruma bağlı Gümbet PTT şubesinde tahsilat görevlisi olan sanığın bir kısım şahıslardan tahsil ettiği telefon faturalarının üzerine bu hususu gösterir "tahsil edilmiştir" damgası vurduğu halde bedellerini kayıtlara intikal ettirmeyerek uhdesine aldığının yapılan şikayetler üzerine tespit edildiği, yine iki farklı zamanda yapılan denetim sonrası kasa hesabında bulunması gereken noksan miktarları da mal edindiğinin belirlendiği, böylece toplam 552,325 TL'yi zimmetine geçirdiği,

zimmet miktarının adli soruşturma işlemleri başlamadan önce iade edildiği kabulüyle bozmaya uyularak sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan lehe yasa değerlendirmesi sonucu 5237 sayılı Kanun'a göre mahkumiyet kararı verilmiş, mahkumiyete konu hapis cezasının 1 yıl 3 ay 18 gün olarak belirlendiği ancak 10.05.2007 tarihli ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın neticeten 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1. Her ne kadar tebliğnamelerde sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına neden olan suçların 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları olduğu, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ile uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlendiği, bu doğrultuda sanığa isnat edilen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı,

dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu düşüncesiyle hükmün bozulması istenmiş ise de; şikayete tabi olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun belirtilen değişiklik öncesinde de 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uzlaşma hükümlerine tabi olması,

16.02.2022 tarihli tevdi kararımız sonrası dosya arasına alınan ihbara konu İstanbul (Kapatılan) 30. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1286 Esas ve 2013/494 Karar sayılı dava dosyasında anılan suçların mağduru olan Ömer Faruk Baltacı'nın savcılık aşamasında alınan ifadesinde açıkça sanıkla uzlaşmak istemediğini bildirmesi karşısında bu düşünceye iştirak edilmemiştir.

2. Hüküm fıkrasında sanık hakkında verilen ceza belirlenirken, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapıldığı sırada hapis cezasının 3 yıl 20 ay 7 gün yerine 4 yıl 8 ay 7 gün olarak belirlenmesi suretiyle hesap hatası yapılması sonuç cezanın doğru olması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;

Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı nedeniyle cezanın 5.000 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın neticeten 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuku aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/326 Esas, 2018/484 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA,

ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hüküm fıkrasındaki kazanılmış hakka ilişkin uygulama yapılan paragrafta yer alan "...sanığın neticeten 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklindeki ibarenin "...hükmolunan 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasının 5.000 TL adli para cezası olarak infazına," biçiminde değiştirilmesi suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri hukuka uygun olan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/2848, K. 2023/11735, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2848
Karar No
2023/11735
Tarih
30 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2849 K.2023/6278
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/2855 K.2023/4976
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2856 K.2023/6487
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2857 K.2023/6455
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2857 K.2023/3549
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2858 K.2023/14704

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.