KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2022/4541 E., 2024/2562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/755 Esas, 2019/1954 Karar
- Suçlar
- Rüşvet alma (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... hakkında
Karar Metni
1.285 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/131 Esas, 2018/674 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davalarında eylemlerinin zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 ay 10'ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine,
53/1-5 madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ise rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya iştirak suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle 257/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.
2. İlk derece mahkemesince kurulan hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/755 Esas, 2019/1954 sayılı Kararı ile suçtan zarar gören Hazine vekilinin istinaf başvurusunun reddine, İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin kaldırılarak sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında ise rüşvet verme suçlarından açılan kamu davalarında sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak,
kesin ve inandırıcı, somut delil elde edilemediğinden ayrıca ek savunmaları alınarak görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmişse de bu suç yönünden yasal unsurlar oluşmadığından bahisle sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(a), (e) maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, hükmü istinaf etmeyen ve İlk Derece Mahkemesince hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmolunan sanık ...'e beraat hükmünün sirayetine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
İhbar içerikleri, 5271 sayılı Kanun'un 135 ve 140. maddelerinin icrası kapsamında elde edilen iletişimin tespiti, fiziki takip ve ortam dinlemesine ilişkin tutanaklar, tanık beyanları, arama ve elkoyma tutanakları, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme rüşvet alma, ... hakkında ise zincirleme rüşvet verme suçlarından mahkumiyetlerine hükmolunması gerekirken beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle adı geçen sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz etmiştir.
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davaya katılma talebinin yanı sıra sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve hatalı nitelendirme ile hukuka aykırı olarak hükümler kurulduğu, eksik delillerin toplanarak suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşup oluşmadığının gerekçeli olarak değerlendirilmesi ile adı geçen sanıkların atılı suçlardan takdiri indirim ve lehe hükümler uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiği ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle bahsi geçen sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Ve ... Hakkında Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz Başvuruları Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülükler için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında anılan hükümlere yönelik temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Başvuruları Yönünden Yapılan İncelemede İse;
Sanık ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 15.08.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
1. Ön inceleme bölümünün dördüncü paragrafında açıklanan nedenle ... vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..., Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ise sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden, sanık ... hakkında kurulan ve esası incelenmeyen beraat Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/4541, K. 2024/2562, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama