İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/5774 K.2024/5730

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2022/5774Karar2024/5730Tarih16 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.335 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2022/5774 E., 2024/5730 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2020/250 Esas, 2022/104 Karar
Suç
Rüşvet alma, rüşvet verme, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nüfuz ticareti, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na muhalefet
Hüküm
Beraat, mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Onama, düşürülme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.335 kelime·7 dk okuma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Temyiz dilekçesinin içeriğine göre katılan vekilinin temyizinin beraat hükümlerine yönelik olduğu ve mahkumiyet hükümleri yönünden aleyhe temyiz bulunmadığı, Dairemizin 17.11.2015 tarihli ve 2014/11657 Esas, 2015/16350 Karar sayılı ilamında; sanıklardan ...'in, ..., ..., ... ve ...'den rüşvet aldığı, ...'ün, ..., ... ve ...'dan rüşvet aldığı, ...'nın, ...'dan rüşvet aldığı, ...'ın, ..., ... ... ve ...'dan rüşvet aldığı, ...'ın, ...'dan rüşvet aldığı, ...'nun, ... ve ...'e rüşvet verdiği, ...'ın, ..., ... ve ...'e rüşvet verdiği,

...'in, ...'e rüşvet verdiği iddiaları ile ilgili olarak açılan kamu davaları hakkında hüküm kurulmadığı belirtilerek bu hususlarda zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesinin mümkün görüldüğüne işaret edildiği, akabinde anılan iddialar yönünden ilk kez Bölge Adliye Mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; adı geçen sanıklar hakkında diğer iddialar yönüyle aynı suçtan daha önce verilen hükümlerin Dairemiz tarafından temyizen incelenmesi,

rüşvet suçunun mağdurunun bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda (5237 sayılı Kanun) düzenlendiği bölüm itibarıyla toplumu oluşturan herkes olması, bu yönüyle hüküm kurulmadığı belirtilen iddiaların sübutu halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının varlığı bir bütün olarak nazara alındığında, değinilen iddialar yönüyle rüşvet suçundan ilk kez 08.03.2022 tarihinde verilen beraat kararlarının da temyiz kanun yoluna tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma ile ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen beraat, ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... ve ... hakkında rüşvet verme ile ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu hapis cezasının "9 yıl 18 ay" yerine, "10 yıl 6 ay" olarak fazla belirlenmesi sonuç ceza miktarının doğru hesaplanması karşısında sonuca etkili görülmemiş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu ve 15.05.2014 tarihli sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik aleyhe temyiz bulunmayan ilk hükmün Dairemizin 17.11.2015 tarihli ilamıyla adı geçenlerin kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verildiği, yine ilk hükümde sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmadığı ve bunun da sanık lehine kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden ... ile ... hakkında anılan Kanun'un 53/5, ... hakkında ayrıca 58. maddelerinin tatbikine karar verilmesi,

Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun mahiyetine göre Hazinenin bu suçun doğrudan zarar göreni olmadığı, münhasıran rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından katılma hakkının bulunduğu, Hazine lehine ve mahkumiyetlerine karar verilen bir kısım sanıklar aleyhine vekalet ücretine hükmedilirken sanıklardan ... hakkında sadece sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu gözetilip aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden bu sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,

hüküm fıkrasının (F) ve (P) bentlerindeki 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin bölümler ile (F) bendindeki aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen, vekalet ücretine ilişkin bentteki ise "..." isminin hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma ile ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen beraat, ...,

... ve ... hakkında rüşvet alma ile ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle bu hükümlerin DOĞRUDAN ONANMASINA,

Sanık ... hakkında nüfuz ticareti ve sanık ... hakkında 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na muhalefet (5490 sayılı Kanun) suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Sanık ...'in, mağdur ... ... ...'dan menfaat teminine yönelik oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 255. maddesinde düzenlenen yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturacağı,

bu suç ile sanık ...'ın yine oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen gerçeğe aykırı nüfus cüzdan talep belgesi düzenleme suçunun 5237 sayılı Kanun'un 6352 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik öncesi 255 ve 5490 sayılı Kanun'un 67/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihleri olan 19.06.2006 ve 23.07.2006 ile hüküm günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından,

sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma ile ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklardan ... dışındaki diğer sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

17.11.2015 tarihli bozma ilamımızdan sonra verilen ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında belirtildiği üzere, rüşvet suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun Millete ve Devlete karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu,

eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, aksinin kabulü halinde, somut olaylarda olduğu gibi hükmolunacak sonuç ceza miktarları göz önünde bulundurulduğunda, 5237 sayılı Kanun'un "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3. maddesinin gerekçesinde, "Suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak ceza hukuku yaptırımlarının haklı ve ölçülü olması gerekir.

Çünkü ancak haklı ve suçun ağırlığıyla orantılı bir yaptırım ile suç işleyen kişinin bu fiilinden pişmanlık duyması sağlanabilir ve yeniden topluma kazandırılması söz konusu olabilir" şeklinde açıklanmış olan ölçülülük ilkesine aykırı davranılmış olunacağı gözetilerek,

mahkumiyetlere konu olup, sanıklardan ...'nın, ... ve ...'ndan rüşvet alma ile ... ...'dan rüşvet almaya teşebbüs, ...'in, ... ve ...'ndan rüşvet alma ile ...'in, ... aracılığıyla ... ve ...'e rüşvet verme eylemleri yönünden sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 252. maddesi uyarınca tek hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle aynı Kanun'un 43. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak ceza belirlenmesi yerine, ...'ın üç kez, ...'nin iki kez rüşvet alma ve ...'nin ise iki kez rüşvet verme suçundan cezalandırılması suretiyle fazla cezalar tayini,

Sanık ...'nun hükümden sonra 27.10.2023 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,

Kabule göre de;

Sanık ... hakkında mahkumiyet hükümleri kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 252, 39, 43 ve 62. maddelerinin aynı Yasa'nın 61/5. maddesi gereğince bu sıra dahilinde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık ...'nın, ... ...'dan rüşvet almaya teşebbüs suçundan hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 3 yıl süreyle hak yoksunluğuna karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla ve sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/5774, K. 2024/5730, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5774
Karar No
2024/5730
Tarih
16 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5775 K.2024/5265
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/5777 K.2024/7644
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5780 K.2024/3404
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5783 K.2024/3846
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/5797 K.2024/2314
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5799 K.2024/3147

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.