Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2023/10323 E. , 2025/13294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/748 Esas, 2022/1003 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2023/10323 E. , 2025/13294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/748 Esas, 2022/1003 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere; usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükme karşı, katılan vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen kanuni süre içerisinde 22.04.2022 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, Dairemizin 05.07.2023 tarihli ve 2022/5293 Esas, 2023/7907 sayılı Kararı ile "5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği" hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi için dosyanın tevdiine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekiline Dairemiz kararı doğrultusunda meşruhatlı tebligatın 13.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak aynı Kanun'un 295/1. maddesinde öngörülen (7) günlük kanuni süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen kararlara yönelik temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanıklar müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanıklar ... ve ...'nın atılı suçtan mahkumiyetlerine dair Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli ve 2016/44 Esas, 2019/68 sayılı Kararının sanıklar müdafii ve katılan ... Köyü Muhtarlığı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/794 Esas, 2020/626 sayılı Kararı ile eksik inceleme ile hükümler kurulması, uygulamaya göre de; Tarım ve ... ile Hazinenin sanıklar hakkında açılan kamu davalarına katılma ve taraf olma haklarının bulunmasına karşın adı geçen kurumların dava ve duruşmalardan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek yokluklarında hükümler tesis edilmesi, mahkumiyetine karar verilen sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesi hükümlerinin uygulanmaması ve olay hakkında bilgisi olan tanık dinlenilmeden hükümler kurulması gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 17.02.2022 tarihli ve 2021/5 Esas, 2022/103 sayılı Karar ile sanıklar ... ve ...'nın zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, haklarında aynı Kanun'un 53/1, 2, 3. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanıklar ... ve ... müdafii, katılanlar ... Köyü Muhtarlığı ile ... ve ... vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/748 Esas, 2022/1003 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kooperatif yönetim kurulu değiştiği zaman menkul malların sayımının yapılması gerekirken bu yapılmadan kooperatif malvarlığına yeni yönetim kurulu tarafından el konulduğuna, bu nedenle aldırılan bilirkişi raporlarının sağlıklı verilere dayanmadığına, kararın haksız ve dayanaksız olduğuna, müvekkillerinin beraatlerine hükmolunması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 29.12.2020 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 17.02.2022 tarihli hükümler ve bu hükümlere yönelik istinaf incelemesine ilişkin 05.04.2022 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR 1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan ... ve ... vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan 22.03.2019 tarihli hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kooperatif yöneticisi sanıklar hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet; bölge adliye mahkemesi dosya üzerinden bozma yapmış, ilk derece mahkemesi bu bozmaya uyarak yeniden mahkumiyet hükmü kurmuştur.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi ancak CMK 280/1-e ve f bentlerindeki sınırlı hallerde duruşma açmadan bozabilir; bunun dışında dosya üzerinden verilen bozma kararı ve buna uyularak kurulan hüküm, direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesi (CMK 284) yönünden hukuka aykırıdır, BAM 280/1-g uyarınca duruşma açmalıydı.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: BAM'ın istinafta duruşma açmadan dosya üzerinden verdiği bozma kararları 280/1-e ve f kapsamında değilse hukuka aykırıdır; müdafi bu usul aykırılığını temyizde öne sürerek esasa girilmeden bozma sağlayabilir.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.