Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/9127 E. , 2025/14206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/574 Esas, 2023/1135 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avuka
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/9127 E. , 2025/14206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/574 Esas, 2023/1135 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2021/447 Esas, 2022/61 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.11.2023 tarihli ve 2022/574 Esas, 2023/1135 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi Sanığın katılanın vekili olarak üstlenmiş olduğu davayı zamanında açma durumunda dahi katılanın davayı kazanma şansı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğine, tespit halinde herhangi bir zararının oluşmayacağına, zararın giderildiğinin göz önünde bulundurulmadığına, sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesinin zorunlu olduğu, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin karar ve kovuşturma izni uyarınca, sanık hakkında katılanın satın aldığı dairenin ayıplı çıkması nedeniyle dava açmak üzere, İskenderun 3. Noterliğince düzenlenen 23.03.2017 tarihli ve 7623 yevmiye sayılı vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlenip masraf ve vekalet ücretine mahsuben 50.000 Türk lirası aldığı halde, Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/10 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırdıktan sonra dava açmayıp gereğine tevessül etmeyerek üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı ve dosya kapsamına göre sübut bulan bu eylemin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın dava açılmış gibi ipotek koydurma parası, dava hızlandırma parası ve bilirkişi parası adı altında katılandan para almak suretiyle icrai hareketlerde bulunarak atılı suçu işlediğinin kabulüyle iddianın dışına çıkılıp davasız yargılama olmaz ilkesine de aykırı olarak yanılgılı değerlendirme sonucu icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, Kabule göre de; Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarında düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmaması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine 53/1. maddede belirtilen hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.