Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/9171 E. , 2025/12411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1882 Esas, 2024/1096 Karar SUÇ : İcbar suretiyle irtikap HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/9171 E. , 2025/12411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1882 Esas, 2024/1096 Karar SUÇ : İcbar suretiyle irtikap HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli ve 2019/305 Esas, 2023/199 sayılı Kararı ile sanığın icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/1, 43/1 ve 62. maddeleri gereği 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.06.2024 tarihli ve 2023/1882 Esas, 2024/1096 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan ve mağdur beyanlarının çelişkili ve duyuma dayalı olduğuna, sanığın talebi olmaksızın kendi iradeleriyle para verdiklerini iddia ettiklerine, sanığın zorlayıcı herhangi bir eyleminin bulunmaması nedeniyle verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihlerinde Gazipaşa Devlet Hastanesinde doktor olan sanığın görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle haksız tutum ve davranışlarıyla katılanlar, şikayetçiler ve mağdurun haklı ve gerekli olan tedavilerini gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesine kapılmalarına ve kendilerini mecbur hissetmelerine sebep olarak mağdurlardan farklı tarihlerde muayene ve ameliyat ücreti alarak haksız menfaat temin ettiği kabulüyle zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, mevcut delil durumuna ve olayın oluş şekline göre sanığın, öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasa'nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışı bulunmadığından cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasında serbest iradeye dayalı bir rüşvet anlaşmasının gerçekleştiği, bu itibarla sanığın yapması gereken bir iş için para istemesi şeklinde sübut bulan eylemlerinin rüşvet alma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile cebri irtikap suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, 5271 sayılı Kanun'un 196/2 maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, birleşen dosyada sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 250/1 maddesinde düzenlenen icbar suretiyle irtikap suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında istinabe yoluyla savunması alınamayacağı gözetilmemek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.