İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2025/1743 Karar: 2026/3177 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/1743 K.2026/3177

5. Ceza Dairesi 2025/1743 E. , 2026/3177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/218 Esas, 2023/326 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Zimmet suçundan zarar gören Hazinenin vekili aracılığıyla ilk olarak 0

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2025/1743 E. , 2026/3177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/218 Esas, 2023/326 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Zimmet suçundan zarar gören Hazinenin vekili aracılığıyla ilk olarak 0

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2025/1743 E. , 2026/3177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/218 Esas, 2023/326 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Zimmet suçundan zarar gören Hazinenin vekili aracılığıyla ilk olarak 03.11.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz etmek ve sonrasında da inceleme konusu hükmü temyiz etmek suretiyle kamu davasına katılma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 18/2. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Mahkemece beraat kararı verilirken suç ismi görevi kötüye kullanma olarak gösterilmiş ise de iddianame yerine geçen görevsizlik kararıyla sanık hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı dikkate alındığında, kurulan beraat hükmünün bu suça ilişkin olduğu kabul edilmiştir. Sanığın eyleminin sübutu halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 23.02.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla