Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2025/6332 E. , 2025/14396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/660 Esas, 2025/951 Karar SUÇLAR : Zincirleme basit zimmet (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), zincirleme basit zimmet suçuna yardım etme (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında) HÜKÜM : İstinaf başvuruları
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2025/6332 E. , 2025/14396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/660 Esas, 2025/951 Karar SUÇLAR : Zincirleme basit zimmet (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), zincirleme basit zimmet suçuna yardım etme (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında) HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle yapılan ön incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği keza 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesinde 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik ve usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, İlk Derece Mahkemesince kamu davasından haberdar edilen Hazinenin yargılama sırasında katılma talebinde bulunmadığı gibi 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra 23.05.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçuna yardım etmeden kurulan beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi kararına yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre incelemenin katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan hükümlere yönelik ve sanık ... müdafiinin ise vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, şikayetçi vekili dışında temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren kabulüne, incelemenin anılan sanık yönünden duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli ve 2021/75 Esas, 2025/49 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ... ve ...'nun zincirleme basit zimmet suçuna yardım etmeden, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı ve sırasıyla 12... ay, 8 yıl 4 ay, 7 yıl 6 ay, 5 yıl 6 ay 20 gün, 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ...'ın zincirleme basit zimmet suçuna yardım etmeden, aynı Kanun'un 247/1, 40/2, 39/2-c, 43/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.05.2025 tarihli ve 2025/660 Esas, 2025/951 sayılı Kararı ile sanıklar müdafiileri ile katılan vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri ... Belediyesi Adına Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Beraat eden sanıklar yönünden dosya kapsamındaki tüm delillere göre suçun sübut bulduğuna, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..'nin zimmeti gizlemeye yönelik hareketleri olduğundan nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmaları ile haklarında indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ve sair hususlara, Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Atılı suçtan beraat eden veya mahkum olan tüm sanıkların nitelikli zimmet suçundan cezada indirim uygulanmaksızın cezalandırılmaları gerektiğine, Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kast unsurunun gerçekleşmediğine, sanığın kişisel menfaat temin etmediğine, yasal tevdi unsurunun olmadığına, yetersiz inceleme ile karar verildiğine ve sair hususlara, Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, zimmete geçirildiği iddia ve kabul olunan paradan sanığın menfaatinin bulunmadığına ve sair hususlara, Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Baro görevlendirmesi ile duruşmaları takip ettiğine, değişen mevzuat gereği beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yargılamanın eksik delillerle yürütüldüğüne, keşif taleplerinin kabul edilmediğine, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğine, zimmet miktarının net olarak belirlenmediğine, tanıklara soru sorma haklarının tanınmadığına ve sair hususlar ile müvekkilinin tahliye edilmesi gerektiğine, Sanıklar ... ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ile hüküm verildiğine, keşif taleplerinin kabul edilmesi halinde zimmet kabul edilen kısmın gerçek harcama olduğunun anlaşılacağına, zimmet kastı ile hareket edilmediğine ve sair hususlara, Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi Uhdelerinde kalan para olup olmadığı hususunun tespit edilmediğine, çektikleri paraları diğer sanıklara elden teslim ederek karşılığında belge almadıklarına ve sair hususlara, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-) Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. 2-)Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. 3-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden Bir kısım tanıkların esas mahkemesince istinabe yolu ile dinlenilmesine tensiben karar verildiği gibi bazılarının dinlenilmesine yönelik talimat yazılmasına ise duruşmalarda karar verildiğinin, istinabe sonucunda beyanları tespit edilen tanıkların ifadelerinin duruşmalarda sanıklar ve/veya müdafiilerinin huzurunda mahkeme başkanınca anlatıldığının, müdafiilerce tanık beyanlarındaki aleyhe hususların kabul edilmediğinin belirtilmesinin yanında tanıklara soru sormak istedikleri ya da yeniden dinlenilmeleri yönünde herhangi bir talepte bulunulmadığının anlaşılması karşısında bu husustaki temyiz talepleri yerinde görülmemiştir. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın suç tarihlerinde, .. Belediyesinde, sırasıyla belediye başkanı, mali hizmetler müdürü, muhasebe yetkilisi, tahakkuk memuru ve mutemet olarak görev yaptıkları sırada kamu görevlisi olmayan sanıklar ... ve ... ile temyiz kapsamında olmayan birtakım sanıkların yönetiminde olan şirketlerden sahte fatura alarak bu fatura bedellerini zimmetlerine geçirdikleri, sivil sanıkların da zimmet eylemlerine yardım eden olarak katıldıkları iddia edilen olayda, her ne kadar sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine ilişkin kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de; sanık ...'un soruşturma aşamasında belediyede zabıta olarak göreve başladığını, 2003 yılında yazı işleri müdürü olarak atandığını, sanık ...'ın da yine soruşturma aşamasında zabıta olarak görevliyken rızası dışında tahakkuk memuru olarak görevlendirildiğini beyan ettikleri, sanıklar ..., ... ve ...'ın iddia konusu fatura içeriklerinin belediye hizmetlerinde kullanıldığını, bunlara ilişkin yapılan imalatlar ve malzemelerin kullanıldığı yerleri gösterebileceklerini savundukları, yerel mahkemece savunmalarda geçen işler için ayrıca harcama yapılarak malzeme alındığı ve fatura kesen firma yöneticileri hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan işlem yapıldığı gerekçe gösterilerek savunmalara itibar edilmediği nazara alındığında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanık ... müdafiince mürafaa öncesi dosyaya ibraz edilen 06.10.2025 havale tarihli dilekçede fatura içeriklerinin kullanım alanlarına kalem kalem işaret edilmesi ve Dairemizde gerçekleşen duruşmada, yapılan imalatların tarihlerine göre sosyal medya paylaşımlarına dair fotoğrafların dosya arasına sunulması karşısında, sanık savunmalarının yeniden tespiti ile fatura içeriklerinde belediyece teslim alındığı savunulan malzemelerin hangi işlerde kullanıldığının belirlenmesinden, belediyeden savunmada belirtilen işler için ayrıca harcama yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise yıllara göre birim fiyatları da hesaba katılarak anılan harcamaların söz konusu işler için yeterli olup olmadığının tespit edilmesinden, başkaca ödeme yapılmadığının belirtilmesi halinde ise mahallinde keşif yapılarak ilgili tarihlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı birim fiyatlarına göre sanıkların görev süresinde gerçekleştirdiği ve yapıldığı tespit edilen toplam imalatların yapım maliyetinin ne kadar olduğu, faturalardaki malzemelerin bu imalatlar için kullanılıp kullanılmadığı hususlarında teknik bilirkişi raporu aldırılmasından, faturaların sahteliğine ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan açılan kamu davalarının akıbetlerinin araştırılmasından, akabinde dosyanın tüm ekleriyle birlikte alanında uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek iddiaya konu fatura ödemelerinin gerçek bir mal ve hizmet alımı karşılığında yapılıp yapılmadığı, harcamaların fiili durumla uyumlu olup olmadığı, savunmalar ve iddia doğrultusunda her bir sanığın sorumluluğunu ayrı ayrı, görev tarihleri ile faturalar için ödeme yapılan tarihleri de irdeler şekilde uhdelerinde belediye parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarlarının ne olduğu hususlarında rapor temininden, sanıklar ... ve ...'ın hangi sıfatla belediyede çalıştığı, parasal işlere ilişkin görevlerinin ya da belediyenin parası üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüklerinin bulunup bulunmadığı hususları belediyeden sorulup adı geçen sanıkların suç tarihlerinde belediyede zabıta olarak görevli olduklarının tespit edilmesi halinde Belediye Zabıta Yönetmeliği'nin 42. maddesi uyarınca sanıklara zabıta hizmetleri dışında bir görev verilemeyeceği ve parasal işleri yürütmelerine yasal engel bulunduğu da nazara alınarak bu sanıklar yönünden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu üzerinde de durulduktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Sanıkların uhdelerinde para kaldığının tespit edilmesi durumunda, zimmet miktarı her bir sanık yönünden ayrı ayrı belirlendikten sonra etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi ve mükerrer yargılamanın önlenmesi bakımından sanıklar ..., ... ve ... hakkında Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/4221 soruşturma numaralı dosyasının akıbetinin araştırılması ve derdest ise birleştirilmesi lüzumu, Kabule göre de; Sahte faturalar kullanılmak suretiyle zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirildiği kabul edilen eylemlerin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağının nazara alınmaması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, sanıklardan ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçuna yardım etmeden kurulan hükümlere yönelik Hazine vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçuna yardım etmeden kurulan hükümlerde, katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, sanık ... müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hüküm fıkrasındaki sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin (N) ibareli bende ''Sanık ... kendisini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin İkinci Kısmının İkinci Bölümü gereğince kovuşturma için ödenecek 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2025 Yılı Tarifesi uyarınca ödenecek 9.871,00 TL ücretin mahsubu ile bakiye kalan 38.129,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınıp bu sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi dışındaki diğer sanıklar müdafileri ile katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye farklı gerekçelerle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2012 tarihli ve 2012/1-941 Esas, 2012/1780 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, temyiz aşamasında geçen sürenin, 5271 sayılı Kanun'un 102. maddesinde yazılı azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınmayacağı, anılan maddede öngörülen tutuklama sürelerindeki sınırların da aşılmadığı anlaşılmış olup, sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı bulunması ve tutuklama tarihine göre sanık ... müdafiinin tahliye talebinin oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde karar verildi. 11.12.2025 tarihinde verilen işbu karar 23.12.2025 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... olduğu halde; katılan Belediye Başkanlığı adına ... vekili Av. .. ve ..., sanık ... müdafi Av. ...'un yüzüne karşı tefhim olundu.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.