İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2025/6807 Karar: 2025/14395 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/6807 K.2025/14395

5. Ceza Dairesi 2025/6807 E. , 2025/14395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2232 Esas, 2019/1023 Karar SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hük

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2025/6807 E. , 2025/14395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2232 Esas, 2019/1023 Karar SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hük

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2025/6807 E. , 2025/14395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2232 Esas, 2019/1023 Karar SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) "Yalnız avukatların yapabileceği işler" başlıklı 35/1. maddesindeki; "Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir." şeklindeki düzenlenme ile avukatların münhasıran yapabileceği işlemlerin belirtildiği, sanığın vekaleten satışını yaptığı, katılan adına kayıtlı taşınmazın satış bedelini vermeme şeklinde sübutu kabul edilen eylemi bakımından münhasıran avukat tarafından yapılabilme koşulunun bulunmaması sebebiyle, 1136 sayılı Kanun'un 59/son maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b maddesinde yer verilen “ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu güveni kötüye kullanma suçunun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59/5. maddesinin, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla katılan vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.11.2019 tarihli ek Karara yönelik temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun'un geçici 24. maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince verilen 01.11.2019 tarihli, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek Kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz eden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2017 tarihli ve 2017/302 Esas, 2017/322 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2018/2232 Esas, 2019/1023 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 01.11.2019 tarihli ve 2018/2232 Esas, 2019/1023 sayılı ek Kararı ile kararın temyizi kabil nitelikte olmadığından katılan vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1)Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin karara yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek Karar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2)Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2017/7 Esas, 2017/25 Kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2 ve 257/2. maddeleri gereğince son soruşturma açılmasına karar verilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat kararı verilmiş ise de son soruşturmanın açılması kararında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçuyla ilgili herhangi bir isnadın bulunmadığı, anlatımın taşınmaz satış bedelinin katılana verilmemesi şeklinde olduğu, bu eylem nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulduğu, başkaca eylem anlatımı bulunmadığı nazara alındığında, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği halde eylemin bölünmezliği ilkesine aykırı olacak şekilde atılı suçtan beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 01.11.2019 tarihli ve 2018/2232 Esas, 2019/1023 sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA, 3)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, katılan vekilinin güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 01.11.2019 tarihli ve 2018/2232 Esas, 2019/1023 sayılı EK KARARININ ONANMASINA, 4)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde ve fıkrası uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Avukat olan sanık, vekaleten sattığı taşınmazın satış bedelini müvekkil-katılana vermemiş; ihmali davranışla görevi kötüye kullanmadan beraat, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadan verilen mahkumiyet ise güveni kötüye kullanmaya çevrilmiştir.

Hukuki İlke: Münhasıran avukatlıkla yapılabilecek bir iş olmayan eylemde Avukatlık Kanunu 59/son uygulanmaz; son soruşturma açma kararında isnat edilmeyen ihmali görevi kötüye kullanma suçundan, eylemin bölünmezliği ilkesi gereği beraat değil hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verilmelidir; avukatların görev suçlarında BAM kararları 1136 s.K. 59/5 ve geçici 24. madde ile temyiz kabiliyeti kazanır.

Uygulama Sonucu: kısmen bozma, kısmen ret/onama

Dava Strateji Notu: Avukatın görevinden doğan suçlarda BAM kararlarının temyiz kabiliyeti 59/5 ve geçici 24. madde ile genişlemiştir; ayrıca iddianame/son soruşturma kararında yer almayan bir suçtan hüküm kurulması eylemin bölünmezliğine aykırıdır ve bozma sebebidir.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla