İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2025/8613 Karar: 2026/1825 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/8613 K.2026/1825

5. Ceza Dairesi 2025/8613 E. , 2026/1825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/61 Esas, 2025/74 Karar SUÇLAR : Tefecilik, yağmaya teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Hazinenin tefecilik s

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2025/8613 E. , 2026/1825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/61 Esas, 2025/74 Karar SUÇLAR : Tefecilik, yağmaya teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Hazinenin tefecilik s

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2025/8613 E. , 2026/1825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/61 Esas, 2025/74 Karar SUÇLAR : Tefecilik, yağmaya teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Hazinenin tefecilik suçunun zarar göreni olduğu ve vekilinin Dairemizin 19.09.2023 tarihli ilamı ile bozulan 24.06.2016 tarihli hükme yönelik temyiz isteminde kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ancak katılma istemi hususunda mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince Hazinenin tefecilik suçundan açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Katılan ... vekilinin temyiz isteminin tefecilik suçundan kurulan hükme münhasır olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 1) Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun, suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.06.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme konusu hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, katılan ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2) Sanık hakkında yağma suçuna teşebbüsten kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 28.06.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hüküm fıkrasında kazanılmış hak ile ilgili olarak uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine hatalı olarak 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasa'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin 8. paragrafında yer alan "5271 sayılı CMK'nun 283" ibaresinin "1412 sayılı Kanun'un 326/son" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında tefecilik ve yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmiş; dosya daha önce 5. Ceza Dairesinin 19.09.2023 tarihli ilamıyla bozulmuş, ilk mahkûmiyet 24.06.2016 tarihlidir. Daire önce, tefecilik suçunun zarar göreni olan Hazinenin karara bağlanmamış katılma talebini CMK 237/2 ve 260/1 uyarınca kabul ederek Hazineyi katılan sıfatıyla davaya dahil etmiştir. Ardından her iki suç yönünden ayrı inceleme yapmıştır.

Hukuki İlke: Tefecilik suçu, suç tarihinde yürürlükte olan 7242 sayılı Kanun değişikliği öncesi TCK 241/1'deki cezanın üst sınırı itibarıyla TCK 66/1-e'deki 8 yıllık asli dava zamanaşımına tabidir; zamanaşımını kesen son işlem olan mahkûmiyet hükmü ile inceleme konusu hüküm arasında bu süre dolmuşsa yargılamaya devam edilemez ve kamu davasının düşmesine karar verilmesi zorunludur. Ayrıca bozma sonrası kurulan hükümde kazanılmış hakkın dayanağı olarak 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi değil 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gösterilmelidir.

Uygulama Sonucu: Tefecilik hükmü zamanaşımı nedeniyle bozulmuş ve CMK 223/8 gereği kamu davasının düşmesine karar verilmiş; yağmaya teşebbüs hükmü ise kazanılmış hak maddesindeki yanılgı 'CMK 283' ibaresinin '1412 sayılı Kanun'un 326/son' olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Bozma ve uzun yargılama geçiren eski tarihli tefecilik dosyalarında müdafiin ilk kontrol noktası zamanaşımı hesabı olmalıdır: lehe kanun değerlendirmesiyle 7242 öncesi ceza üst sınırı esas alındığında 8 yıllık asli süre dolmuş olabilir ve bu, mahkûmiyeti düşmeye çevirir. Hazine gibi kurumların katılma talebi karara bağlanmamışsa Yargıtay bunu temyiz aşamasında re'sen çözebildiğinden, katılma statüsündeki eksiklikler tek başına usuli kazanç sağlamaz.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla