Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2026/2109 E. , 2026/5026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/172 Esas, 2025/392 Karar DAVA : İade talebi SUÇLAR : Adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, adam öldürme veya şantaj amaçlı kaçırma, silah ihlalleri, şantaj, vergiden kaçma niyetiyle sahtecilik, suç örgütü kurma, ka
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2026/2109 E. , 2026/5026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/172 Esas, 2025/392 Karar DAVA : İade talebi SUÇLAR : Adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, adam öldürme veya şantaj amaçlı kaçırma, silah ihlalleri, şantaj, vergiden kaçma niyetiyle sahtecilik, suç örgütü kurma, kara para aklama ve suç örgütü kapsamında patlayıcı madde kullanma KARAR : İade talebinin kabul edilebilir olduğuna TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; iadesi talep edilen hakkında verilen kararın karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İadesi talep edilen müdafinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesince takdiren reddine, incelemenin duruşmasız olarak 6706 sayılı Kanun ve Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) hükümleri uyarınca yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2025 tarihli 2022/172 Esas, 2025/392 sayılı Kararı ile iadesi talep edilen hakkında adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, adam öldürme veya şantaj amaçlı kaçırma, silah ihlalleri, şantaj, vergiden kaçma niyetiyle sahtecilik, suç örgütü kurma, kara para aklama ve suç örgütü kapsamında patlayıcı madde kullanma suçlarından iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri: İadesi Talep Edilen Müdafiinin Temyiz İstemi İadesi talep edilen hakkında iade talebine konu suçlamaların soyut ve dayanaksız olup, atılı suçlara konu fiillere dair delillerin İsrail Devletince gönderilmediğine, Filistin uyruklu müvekkilinin talep eden devlete iadesi halinde kötü muamele görme, keyfi tutuklanma ve adil yargılanmama tehlikesinin kararda tartışılmadığına, bu bağlamda kişinin iadesinin geri gönderme yasağının ihlali anlamına geldiğine, şahsın 5 yılı aşkın bir süredir ailesi ile birlikte Türkiye'de yaşadığına, vatandaşlık başvurusunun reddine dair kararın iptali için açılan davanın sonucu beklenmeden karar verilmesinin geri dönülmesi zor sonuçlar doğuracağına, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İsrail Devleti Adalet Bakanlığının 05.04.2022 tarihli ve ... numaralı iade talepnamesi ve iade talebine ilişkin tercüme edilen evrak incelenmekle; iade talebinin, talep edilenin 10.10.2019 tarihinden önce işlediği iddia edilen adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, adam öldürme veya şantaj amaçlı kaçırma, silah ihlalleri, şantaj, vergiden kaçma niyetiyle sahtecilik, suç örgütü kurma, kara para aklama ve suç örgütü kapsamında patlayıcı madde kullanma suçlarından başlatılan ceza soruşturması ve tutuklamaya dönük yakalama emrinin infazı için yapıldığı anlaşılmıştır. 6706 sayılı Kanun'un 11/1-b maddesinde "İadesi talep edilen kişinin ırkı, etnik kökeni, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasî görüşleri nedeniyle bir soruşturma veya kovuşturmaya maruz bırakılacağına veya cezalandırılacağına ya da işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması halinde iade talebi kabul edilmez." ve SİDAS'ın 3/2. maddesinde "Kendisinden iade talep edilen taraf, âdi bir suç için vâki iade talebinin bir şahsı ırk, din, milliyet veya siyasî kanaat cihetinden takip veya cezalandırmak gayesiyle yapıldığına veya bu şahsın vaziyetinin bu sebeplerden biri dolayısı ile ağırlaşabileceğine dair ciddi sebepler mevcut olduğuna kanaat hâsıl ettiği takdirde suçlu iade edilmeyecektir." hükümleri yer almaktadır. Bunun yanında hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) hem de Anayasa Mahkemesi (AYM) yerleşik içtihatlarında bir yabancının ülkeden çıkarılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Anayasa'nın hususiyetle yaşam hakkını ve kötü muamele yasağını düzenleyen hükümleri kapsamında çeşitli sorunlara yol açabileceğine ve sınır dışı ya da iade edildiğinde hedef ülkede anılan hükümlere aykırı bir müdahale ile karşı karşıya kalma riski bulunduğuna inanmak için ciddi gerekçelerin sunulduğu durumlarda, kişinin o ülkeye iade ya da sınır dışı edilmeme yükümlülüğüne vurgu yapılmıştır. (Soering/Birleşik Krallık, B. No: 14038/88, 07/07/1989; Saadi/İtalya [BD], B. No: 37201/06, 28/2/2008; (M.S.S./Belçika ve Yunanistan [BD], B. No: 30696/09; J.K. ve diğerleri/İsveç [BD], B. No: 59166/12, 23/8/2016; Ghorbanov ve diğerleri/Türkiye, B. No: 28127/09, 3/12/2013; Mamatkulov ve Aksarov/Türkiye [BD], B. No: 46827/99, 4/2/2005; Babajanov/Türkiye, B. No: 49867/08, 10/5/2016; Othman (Abu Qatada)/Birleşik Krallık, no. 8139/09, 17/01/2012; A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017; K.A., B. No: 2014/13044, 11/11/2015 ve A.M., B. No: 2020/11336, 15/4/2025). Bu çerçevede yine AİHM kararlarında, bu yükümlülüğün kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından risk oluşturanlar bakımından da geçerli olduğu ve hatta uluslararası terörizm tehlikesinin bulunduğu hâllerde bile bu yükümlülüğe bir istisna getirilemeyeceği belirtilmektedir (Saadi/İtalya, §§ 140‑141; K.I./Fransa, B. No: 5560/19, 15/04/2021; Auad/Bulgaristan, B. No: 46390/10, 11/10/2011). Bu kapsamda, hedef ülkenin koşulları veya ülkeden çıkarılacak yabancının kişisel durumu nedeniyle karşılaşabileceği risklere ilişkin iddiaların gerçekliği ve yaptığı açıklamaların makul olup olmadığı ulusal makamlar tarafından titiz bir şekilde araştırılmalıdır. Bu inceleme yapılırken yabancının ülkeden çıkarılmasının öngörülebilir sonuçları, hedef ülkenin genel durumu, yabancının kişisel durumu ve uğranılacağı iddia edilen muamelenin kötü muamele yasağı için aranan asgari ağırlık eşiğine ulaşıp ulaşmadığı dikkate alınmalıdır. İddianın doğruluğu ve/veya riskin varlığı araştırılırken ulusal veya uluslararası kurum ve kuruluşların düzenledikleri raporlardan ya da somut olay hakkında bilgi edinilmesini sağlayacak başka kaynaklardan da resen yararlanılması gerekmektedir (Paposhvili/Belçika, B. No: 41738/10, 13/12/2016; F.G./İsveç, B. No: 43611/11, 23/03/2016). Bu bağlamda, gerek AİHM gerekse AYM yerel mahkeme veya makamlarca, ilgili yabancının ülkeden çıkarılması hâlinde kötü muameleye ya da yaşam hakkına yönelik bir ihlale maruz kalma konusunda gerçek bir riskle karşı karşıya kalıp kalmayacağı konusunda açıklandığı şekilde bir araştırma yapılmamasının bizatihi Sözleşme ya da Anayasa'nın ihlali anlamına geldiği sonucuna varmaktadır (Yukarıda anılan K.I./Fransa, § 144; Auad/Bulgaristan, § 144; Azızjon Hıkmatov, B. No: 2015/18582, 10/5/2017; Yusuf Ahmed Abdelazım Elsayad, B. No: 2016/5604, 24/5/2018; Abulıkemu Helılı, B. No: 2021/7144, 13/5/2025). Yukarıdaki açıklamalar ışığında temyiz konusu iade yargılaması ele alındığında; 6706 sayılı Kanun'un 11/1-b ve SİDAS'ın 3/2. maddeleri ile AİHM ve AYM'nin anılan içtihatları gözetilerek, her ne kadar iadesi talep edilen kişi İsrail vatandaşı olup siyasi suçlu olmasa da Filistin asıllı Arap Müslüman olduğunu beyan etmesi karşısında, talep eden devlete iadesi hâlinde karşılaşabileceği insan hakları ihlalleri ve 6706 sayılı Kanun'un ''İadenin kabul edilemeyeceği hâller'' başlıklı 11/4. maddesinde yer alan "İadesi talep edilen kişinin, talep tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olması, uzun zamandan beri Türkiye’de bulunuyor olması veya evli bulunması gibi kişisel hâlleri nedeniyle, iadenin kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması durumunda iade talebi kabul edilmeyebilir." şeklindeki düzenleme çerçevesinde iadesi talep edilenin Türk vatandaşlığını haiz Alessia Iman ve Muhammed isimli iki çocuğunun bulunduğu ve bu çocukların annesi olan Türk vatandaşı bir kadın ile Türkiye'de yaklaşık 5 yıldır birlikte yaşadığı hususları da dikkate alınarak iade talebinin kabul edilebilir olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; SİDAS'ın 12/2 ve 6706 sayılı Kanun'un 18/2. maddelerine aykırı olarak, iadesi talep edilen hakkında iade talebine konu suçlara ilişkin İsrail adli makamlarınca düzenlendiği belirtilen iddianamenin tercüme edilmiş onaylı örneği getirtilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi, 2017-10.10.2019 olan suç tarihlerinin karar başlığında "2022" olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle iadesi talep edilen müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, kararın 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.03.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.