Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2026/293 E. , 2026/623 K. "İçtihat Metni" Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı ye
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2026/293 E. , 2026/623 K. "İçtihat Metni" Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile Daireye verilmekle incelendi; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleriyle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen bölge adliye mahkemelerinin tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladıkları, aynı Kanun'un "Bölge Adliye Mahkemelerinin görevleri" başlıklı 33 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin, adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak ile görevli oldukları, yine aynı Kanun'un "Ceza Dairelerinin görevleri" başlıklı 37 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin, adli yargı ilk derece ceza mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak ile görevli olduğu, Öte yandan, istinaf kanun yolunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Altıncı kitap ikinci bölümde; üçüncü bölümde ise temyiz yasa yolunun düzenlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye göre, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin temyiz edilebileceği, bunun istisnalarının da maddenin devamında düzenlendiği, Somut uyuşmazlıkta; İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2025 tarihli ve 2025/258 Esas, 2025/365 sayılı Kararı ile sanık hakkında verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3303 Esas, 2025/3493 Karar sayılı ilamıyla anılan hükmün bozulmasına karar verilerek dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince de görev uyuşmazlığı oluştuğundan bahisle uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Dairemize gönderildiği, İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2025 tarihli kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin bozma ilamının görevsizlik kararı vasfında olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek uyuşmazlığın çözümü için dava dosyası Yargıtay'a gönderilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un "Direnme yasağı" başlıklı 284 üncü maddesi uyarınca, itiraz ve temyize ilişkin hükümler saklı kalmak üzere bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemeyeceği; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemeyeceği, bu itibarla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3303 Esas, 2025/3493 Karar sayılı bozma ilamının kesin ve bağlayıcı nitelikte olduğu anlaşılmakla, ortada Yargıtay tarafından çözümü gereken bir görev uyuşmazlığı bulunmadığına, İncelenmeyen dava dosyasının Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçuna ilişkin hükmü, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesince istinaf incelemesinde bozularak dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiş; ilk derece mahkemesi bu bozma ilamının görevsizlik kararı niteliğinde olduğunu ileri sürerek görevsizlik kararı vermiş ve olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyayı Yargıtaya göndermiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi ortada çözülecek bir görev uyuşmazlığı bulunmadığına karar vermiştir.
Hukuki İlke: CMK'nın 284. maddesindeki direnme yasağı uyarınca, itiraz ve temyize ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemez ve herhangi bir kanun yoluna gidilemez; BAM'ın bozma ilamı ilk derece mahkemesi için kesin ve bağlayıcı olduğundan, bu ilamı görevsizlik kararı sayarak uyuşmazlık çıkarmak mümkün değildir.
Uygulama Sonucu: Yargıtay tarafından çözümü gereken bir görev uyuşmazlığı bulunmadığına oy birliğiyle karar verilerek, incelenmeyen dava dosyası mahkemesine iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir.
Dava Strateji Notu: İlk derece mahkemesinin BAM bozmasına karşı görevsizlik yoluyla fiilen direnmesi, dosyayı sonuçsuz bir Yargıtay turuna sokarak yargılamayı uzatmaktadır; taraf vekilleri bu tür durumlarda CMK 284'ü hatırlatarak mahkemenin bozma ilamına uymasını talep etmeli ve özellikle tutuklu dosyalarda bu gecikmeyi tahliye taleplerinin gerekçesi olarak kullanmalıdır.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.