KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/13480 E., 2010/21727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı ... vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ile davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir.
Davaya konu taşınmazlar, davalı ... Belediyesi sınırları içinde iken, yargılama devam ederken yürürlüğe giren 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1. Maddesinin 26. bendi ile bu taşınmazların Karabağlar ilçesi ve aynı adla kurulan belediye sınırları içerisine alındığı ve çıkartılan tebligat ile Karabağlar Belediye Başkanlığının davaya dahil edildiği, ancak anılan davalının taraf kabul edilmeyerek ... hakkındaki davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki delil ve belgelere göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1)Yukarıda belirtilen yasa hükmü uyarınca yasal halefiyet nedeniyle ... hakkında hüküm kurulup, ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre, dava gününden önceki özel amaçlı olmayan satışlar emsal alınarak, üstün ve eksik yönleri de tartışılarak taşınmazın değeri belirlenir. Bilirkişi kurulunca başka emsaller alınmaksızın, dava konusu taşınmazların diğer paydaşlarının açmış olduğu davada mahkeme kararı ile kesinleşen bedellerini, dava tarihine endekslemek suretiyle taşınmazların bedeli belirlenmiştir. Oysa diğer paydaşların açtığı dava sonucu kesinleşen bedeller ancak güçlü delil niteliğiyle emsal satışların karşılaştırılmasında gözönünde bulundurulabilir.
Bu nedenle taraflara, dava konusu taşınmazla aynı mahalleden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınıp, bildirilen emsaller celp edildikten ve gerektiğinde resen emsal de getirtilerek mahallinde keşif yapılıp, rapor alınması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/13480, K. 2010/21727, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama