KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/2742 E., 2010/4520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilreke, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Kapama fıstıklık niteliğindeki taşınmaza net fıstık geliri esas alınarak değer biçildikten ve zemine ekilebilecek münavebe ürünlerinin net gelirine göre biçilen değer düşüldükten sonra muhtesat bedeli ile zemin bedeli ayrı ayrı tespit edilerek, zemin bedelinin tapu maliki olan davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan ağaçlarla ilgili olarak görülen 2006/151 sayılı davada, taşınmazdaki fıstıkların 25-27 yaşında olduğu belirtildiği halde, bu dosyada 35-40 yaş fıstık bahçesine göre bedel belirlendiğinden, bu çelişkinin giderilmesi bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, bu mümkün değilse taşınmaz başında tekrar keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Taşınmaz üzerindeki muhtesatın tamamının davalılar ... ve ... tarafından yetiştirildiği kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğundan,muhtesat bedelinin tamamının bu iki davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, muhtesat üzerinde hak sahibi olmayan Hazine'ye ait pay oranında indirim yapılarak az bedele hükmedilmesi,
3-Muhtesatın aidiyetinin tespitine ilişkin olarak verilen karar kesinleştiğinden, buna ilişkin bedelin davalılar ... ve ...’a ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Taraflar, kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri halde, taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/2742, K. 2010/4520, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama