KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/8326 E., 2010/14152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
3194 Sayılı İmar Kanununun 17/son maddesinde "bedellere itiraz şekilleri 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır" hükmü yeralmaktadır.
Yapılan incelemede; davacıya ait taşınmazın imar uygulaması sonucu şuyuulandırıldığı, davacının taşınmazına bedel takdir edildiği, bu takdir işlemi davacının da imzasının bulunduğu uzlaşma komisyonu tutanağı ile belirlenmişse de, bu tutanağın büyük bir bölümü matbu olarak hazırlanmış olup, davacıya bu konunun açıkça izah edildiği anlaşılmadığı gibi, okuma yazma kursunu yeni bitirmiş, 75 yaşındaki birisinin bu tutanağın kapsamını tam olarak algılaması da beklenilemez.
Kaldı ki; uzlaşma tutanağı tanzim edilip bedel belirlenmesine rağmen, bu bedelin ödenmesi konusunda davacıya herhangi bir tebligat yapılmamış, bedel dava açıldıktan sonra davacı vekilinin müracaatı üzerine ödenmiştir.
Uzlaşma tutanağının tanzim edildiği tarihte, bu bedelin alınabileceği söylenmiş olsa veya yasal olarak tebligat yapılsaydı, davacı 4 sene gibi uzun bir süre paranın ödenmesini beklemezdi.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, uzlaşma tutanağındaki bedelin, tutanak altında imzası bulunan davacıyı bağlamayacağı gibi, imar uygulamasına ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmediği, ihtilafsız bedelin dava açılmadan önce davacıya ödenmediği ve yasal şartları içerir şekilde bir uzlaşma tutanağının da düzenlenmediği anlaşılmıştır.
Belirtilen nedenle, davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/8326, K. 2010/14152, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama