KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2012/16001 E., 2012/19367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile davalılardan ... vd. vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili ile davalılardan ... vd. vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğru olmakla birlikte alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1) Dava konusu taşınmaz ile somut emsal olarak alınan taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 3,75 kat daha değersiz olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 8,3 kat değersiz olduğu kabul edilerek inandırıcı ve somut gerekçelere dayandırılmayan geçersiz rapora göre hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle, taraflara emsal göstermeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak, emlak vergi değerleri de karşılaştırılmak suretiyle alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) Davanın niteliği gereği kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı vekille temsil edilen davalılara ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2012/16001, K. 2012/19367, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama