KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2012/2454 E., 2012/13357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı idare vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 19.06.2012 günü temyiz eden davacı idare vekili Av....'ın yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davalı vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davacı idare vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare, tapuda kayıtlı olmayan dava konusu taşınmaz malın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından olmadığını tespit etmiş, taşınmazı zilyetlikle iktisap iddiasında bulunan davalının zilyetliğine mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmemiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar yasa hükümlerine uygundur.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre dava tarihi itibariyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19/6. maddesi uyarınca zilyede ödenmesine, kamulaştırma bedelinin davalıya ödenmesi için ilgili bankaya, yol olarak tescil ve terkin için de Tapu Sicil Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Tespit ve tescil davalarında kendilerini vekil ile temsil ettiren her iki taraf lehine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 8. bendinden sonra gelmek üzere (Davacı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.100,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine) cümlesinin yazılmasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2012/2454, K. 2012/13357, 19 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama