KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2013/8761 E., 2013/20047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı T.M.K.’nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı idare vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 19.11.2013 günü temyiz eden davacı vekili ile davalı idare vekili Av....'ın yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı T.M.K.’nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacıya ait taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kalan bölümünün tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle 4721 sayılı T.M.K.’nun 1007. maddesi uyarınca bedeline hükmedilmesi doğrudur. Ancak;
1) Tapu kaydı iptal edilen taşınmaz arsa niteliğinde olup, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, tapu kaydı iptal edilen taşınmaz ile emsal taşınmazların şehir hali hazır harita üzerinde konumları işaret ettirilerek birbirine olan uzaklıkları ve çarşı, marina, belediye binası vs. gibi, yerlere olan mesafeleri işaret ettirilerek emsal satışların tapu sicil müdürlüğünden dosyadaki tapu kayıtları ve resmi akit tabloları da getirtilerek değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile tapusu iptal edilen taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçilmiştir.
Bu nedenle, taraflara tapu kaydı iptal edilen taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde
resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak dava tarihine göre değer biçilmesi ve değerlendirme tarihi olan 2010 yılında tapu kaydı iptal edilen taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerleri, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, tapu kaydı iptal edilen taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, taşınmaza, genel deyimlerle ve piyasa rayicinden söz ederek değer biçen geçersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi,
2) Davalı Hazine harçtan muaf olduğu halde, yargılama giderlerine dahil edilmek suretiyle aleyhine harca hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2013/8761, K. 2013/20047, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama