KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2014/17088 E., 2014/30982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/02/2014
- Numarası
- 2013/391-2014/281
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belliten 11. maddesininin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklanının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer bilçilmesi gerekir.
Hükme esasa alınan bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal teşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar yada kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın resen belirlenen vergi değerleri getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallare göre ayrı ayrı üstün ve eksik önleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değeri belirlenmeden taşınmaza soyut ifadelerle farklı mahalleden alınan emsale göre değer biçildiğinden, bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu itibarla; taraflara dava konusun taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itbariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlügünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallare olan uzaklığını da gösterir.
Krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alıncak emsallere göre ayrı ayrı üstün eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yaılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2014/17088, K. 2014/30982, 22 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama