KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/13236 E., 2016/2453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
- Tarihi
- 02/12/2014
- Numarası
- 2013/496-2014/463
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazlarn davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Asıl ve birleşen dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazlarn davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasında öncelikle taşınmazların toplam kamulaştırma bedeli yazıldıktan sonra, acele kamulaştırma ile ödenen bedeller mahsup edilip kalan bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken sadece fark bedel belirlenerek hüküm kurulması,
2-Hüküm fıkrasında sadece 2 parsel sayılı taşınmazın fark bedelinin ödenmesine karar verilmiş, ancak dava konusu 4 parsel sayılı taşınmazın fark bedelinin ödenmesine ilişkin olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir.
Her iki taşınmazın toplam kamulaştırma bedelleri ile acele kamulaştırma bedellerinin mahsubuna ilişkin husus açıkça gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde infazda tereddüt oluşturacak şekilde eksik bedele hükmedilmesi,
3-Acele kamulaştırma bedeli mahsup edildikten sonra kalan miktara dava tarihinden dört ay sonrası esas alınarak karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerekirken, bloke edilen asıl bedele ayrıca faiz uygulanarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde faize hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/13236, K. 2016/2453, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama