KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/1720 E., 2015/8919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Havza Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/02/2014
- Numarası
- 2013/240-2014/54
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi raporları alınmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Dava konusu taşınmaz ile değerlendirmeye esas alınan kıyasi emsal taşınmazların vergi değerleri eş değer olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın emsallerden 4 kat daha değersiz olduğunun kabulü doğru olmadığı gibi bu orana göre bulunan 400-TL/ m² değerin raporun sonuç bölümünde % 40 oranında düşmüş şekli ile kabulü de çelişki yarattığından ve ayrıca ek raporda aynı gerekçelerle rapor tekrar edilirken taşınmazın düzenleme ortaklık payı düşmeden bulunan değerinin bu kez 564-TL/m² olması nedeniyle rapor hükme esas alınacak nitelikte olmayıp bu itibarla da mahkemece resen yapılan hesaplama doğru değildir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapıldıktan sonra dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi,
yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ve dava konusu taşınmaz imar parseli değil ise imar uygulaması durumunda ilgili dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki düzenleme ortaklık payı oranı İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup, vergi değerleri de karşılaştırılmak suretiyle değer belirlenerek alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan takyidatların bedele yansıtılmasına karar verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/1720, K. 2015/8919, 22 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama