KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/2123 E., 2015/12856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/10/2014
- Numarası
- 2013/139-2014/301
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin; “2981 sayılı Kanuna göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlarda dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedellerinin borçlu idarelerce ödenmesine” ilişkin usulü düzenleyen on ikinci fıkrası Anayasanın 2., 35. ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptal edilmiştir.
Bu durumda; imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen ya da davacı lehine tesis edilen ipotek karşılığının arttırılması davalarında, 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 6. maddenin on ikinci fıkrasının uygulanması mümkün değildir.
Bu durumda;
1)Taşınmazın dava tarihindeki değerinin belirlenmesi için, taraflara emsallerini bildirmek üzere süre verilip, gerektiğnide resen emsal celbedilerek bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gibi,
2)Davanın niteliği ve davacıların tek vekil ile temsil edildiği dikkate alınarak, davacılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/2123, K. 2015/12856, 8 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama