KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/4849 E., 2015/17410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/05/2014
- Numarası
- 2013/1101-2014/404
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. ve 18. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile davalılardan R.. A.. vd vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.ve 18. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare ve davalılardan R.. A.. vd. vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak, değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Değerlendirmede esas alınan tarla sebzeciliğinde o yörede hangi sebze ürünlerinin yetiştirildiği ve yetiştiriciliği yapılan her bir sebze ürünü için ayrı ayrı olmak üzere dekar başına ortalama üretim miktarı ile değerlendirme tarihi itibari ile hasat zamanındaki ortalama toptan kilogram satış fiyatları ve dekar başına ortalama masrafı il Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü ile diğer resmi kurumlardan sorulup, gelen cevaba göre bilirkişinin zemin bedelinin tespitine ilişkin raporu denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
2-Dava konusu taşınmazın dosyaya yansıyan özelliklerine göre objektif değer arttırıcı unsur oranı % 50 den fazla olamayacağı halde, bu oran daha çok alınarak fazla zemin bedeli tespit edilmesi,
3- Kamulaştırma Kanunun 25/2 maddesi uyarınca mahkemece verilen tescil kararı ile mülkiyetin idareye geçeceği, keşif tarihi ve gözlemine göre de taşınmazda
bulunan yapıların tamamının 6495 sayılı kanunun yürürlük tarihinden önce inşa edildikleri sabit olup, söz konusu yasa maddesindeki muhtesat bedelinin dikkate alınmayacağına ilişkin hükmün de uygulama yeri olmadığından, taşınmazdaki yapıların değerinin ödenmesi gerekir. Bu itibarla;
Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların dosyaya yansıyan özelliklerine göre eksik imalat oranları %35 olacağından, buna göre taşınmaz üzerinde bulunan yapıların da bedelleri tekrar belirlenip, sonucuna göre yapı bedellerine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile bina bedellerine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/4849, K. 2015/17410, 15 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama