KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2018/9035 E., 2019/2872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılardan M. Mustafa Buldum vd. vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ...... Buldum vd. vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1)Yapılan incelemede; mahkemece verilen ilk kararın davalılar ... ve ...... Buldum vekiline tebliğine ilişkin tebligat parçasının dosya arasında bulunmadığı, davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin ise “birlikte sakin eşi ...... Mutlucan” imzasına tebliğ edildiği, tebliğ yapılan eşinin orada birlikte çalışıp çalışmadığı belirtilmediği gibi, muhattabın o anda işyerinde bulunmama nedeni de tebligat mazbatasına yazılmadığından yapılan tebligat usulsüzdür.
Geçersiz tebligat nedeniyle ... vd. vekili ilk kararı temyiz edememiştir. Bu nedenle davalı ... vd vekilince ikinci karar ile birlikte ilk kararın da temyiz edildiğinin kabulü ile; davalılar ... ve ...... Buldum yönünden de ilk bozma sonrası tespit edilen 70,00TL m² birim fiyatı üzerinden bedel hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2018/9035, K. 2019/2872, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama