İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/6274 K.2022/7751

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık…

Esas2021/6274Karar2022/7751Tarih28 Nisan 2022Okuma5 dk · 941 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2021/6274 E., 2022/7751 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Nisan 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

941 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

- KARAR -

Dava, çekişmeli taşınmazın, tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ... parsel sayılı 124.000 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1954 yılında yapılan arazi kadastrosu sebebiyle dava dışı şahıslar adına tespit ve tescil edildiği, 21.09.2011 tarihinde 36/320 payının satış yoluyla davacıya devredildiği, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında 124.000 metrekare olarak yazılan yüzölçümünün tapu kütüğüne 1.124.500 metrekare olarak işlendiği,

toplulaştırma çalışmalarına altlık oluşturmak için yapılan pafta sayısallaştırması ve alan kontrolünde 68 parsel sayılı taşınmazın alanının hatalı olduğunun tespit edilmesi üzerine 20.08.2010 tarihli teknik hataları düzeltme formu ile Kadastro Kanunu'nun 41. maddesine göre yüzölçümünün 123.662,91 metrekare olarak düzeltildiği, düzeltme işleminin davacıya 01.02.2011 tarihinde elden tebliğ edildiği ve düzeltme işlemine karşı dava açılmadığı, eldeki davanın 12.12.2019 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

4721 sayılı TMK'nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesi "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur." hükmünü içermekte olup, bu maddede düzenlenen sorumluluk, kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluk türü olup, tapu sicil müdür ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın, sicilin tutulmasında; kişilerin mal varlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir. Kusurun varlığı ya da yokluğu Devletin sorumluluğu için önem taşımamakta; sadece, Devletin memuruna rücu halinde iç ilişkide etkili olmaktadır. Bu itibarla yukarıda açıklandığı gibi tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı hatalar nedeniyle davacının uğradığı zarardan TMK’nın 1007. maddesi gereğince Devlet sorumludur.

Somut olaya bakıldığında ise, tapu kütüğüne 1.124.500 metrekare olarak işlenen taşınmazın 21.09.2011 tarihinde 36/320 payının satış yoluyla davacıya devredildiği, Kadastro Kanunu'nun 41. maddesine göre yapılan işlemle 1.124.500 metrekare yüzölçümlü taşınmazın alanının 123.662,91 metrekare olarak düzeltildiği bu şekilde uğranılan zararın tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı olduğu anlaşılmakla işin esasına girilip araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının iyiniyetli olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi,

Doğru görülmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 28/04/2022 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

- MUHALEFET ŞERHİ -

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ... parsel sayılı 124.000 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1954 yılında yapılan arazi kadastrosu sebebiyle dava dışı şahıslar adına tespit ve tescil edildiği, 21.09.2011 tarihinde 36/320 payının satış yoluyla davacıya devredildiği, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında 124.000 metrekare olarak yazılan yüzölçümünün tapu kütüğüne 1.124.500 metrekare olarak işlendiği,

toplulaştırma çalışmalarına altlık oluşturmak için yapılan pafta sayısallaştırması ve alan kontrolünde 68 parsel sayılı taşınmazın alanının hatalı olduğunun tespit edilmesi üzerine 20.08.2010 tarihli teknik hataları düzeltme formu ile Kadastro Kanunu'nun 41. maddesine göre yüzölçümünün 123.662,91 metrekare olarak düzeltildiği, düzeltme işleminin davacıya 01.02.2011 tarihinde elden tebliğ edildiği ve düzeltme işlemine karşı dava açılmadığı, eldeki davanın 12.12.2019 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece verilen 2018/284 E. ve 2018/810 K. sayılı karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2018/4808 Esas ve 2020/121 Karar sayılı ilamı ile ‘...Kadastro Kanunu'nun 41. maddesine istinaden süresi içerisinde davacı tarafından düzeltme talep edilmediğinin anlaşılmasına göre; öncelikle davacının iyiniyetli olup olmadığının ve bir zararının doğup doğmadığının açığa kavuşturulması zorunlu olup bu inceleme neticesinde davacının iyiniyetli olması söz konusu değil ve dolayısıyla zararı oluşmamışsa dava açma hakkı olmadığından davanın reddine karar verilmesi...’ gerektiğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak taraf tanıkları dinlenmiştir.

4721 sayılı TMK'nın 2. maddesine göre, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”

Aynı Kanun'un 3. maddesine göre ise, “Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.” Medenî Kanunun 3. maddesinde düzenlenen iyiniyet, “Hakların kazanılması” ile ilgili olduğu halde, Medenî Kanun'un 2. maddesinde yer alan dürüst davranma “Hakların kullanılması” ve “Borçların yerine getirilmesinde” söz konusu olur.

Dürüst davranma, “Bir hak sahibinin, hakkını kullanırken veya bir borçlunun borcunu yerine getirirken iyi ve doğru hareket etmesi, yani dürüst, namuskar, makul, fiilinin neticesini bilen, orta zekalı her insanın benzer hadiselerde takip edecek olduğu yolda hareket etmesi” anlamındadır.

MK’nın 2/1. hükmü herkesin haklarını, toplumda geçerli doğruluk dürüstlük ve iş ilişkilerinin gerektirdiği karşılıklı güven anlayışına uygun olarak kullanmasını emreder. Hakkın kullanımı ölçütünü Medenî Kanuna göre dürüstlük kuralları verir.

TMK'nın 2/II maddesi ise, hukuk kuralları tarafından kişilere tanınan yetkilerin olduğu gibi kullanılması, diğer kişiler ve toplumlar için çoğu kez katlanılması güç olan sonuçlar doğurabileceğinden, hukukta ortaya çıkabilecek gerçek olmayan kanun boşluklarının giderilmesini amaçlamaktadır.

Sonuç olarak tazminat isteğine dayanak Safyan köyünde bulunan 68 nolu parselde kayıtlı taşınmazın fiilen kullanım alanının öteden beri değişmediği, davacının sınırlarında değişiklik olmayan taşınmazı yıllarca kullanmaya devam ettiği tüm zaman boyunca 124.500 m2'lik yüzölçümüne sahip olduğu, ilk tapulama tutanağının da bu yüzölçümü üzerinden yapıldığı,

1.124.500 m2'lik yüzölçümünün çok daha geniş bir alanı kapsayacağı ve dava konusu taşınmazın bu büyüklükte bulunmasının olanaklı olmadığı gibi davacının taşınmazın bulunduğu köy sakini olması karşısında 124.500 m2'lik yüzölçümü ile 1.124.500 m2'lik yüzölçümü farkını ayırabileceği, ayrıca davacınnm 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesin uyarınca bizzat kendisine 01.02.2011 tarihinde yapılan tebligata rağmen 30 günlük süre içerinde Sulh Hukuk Mahkemesinde düzeltme davası açmayıp,

eldeki davayı 12.12.2019 tarihinde açarak mevcut durumu kendisi yönünden avantaja çevirme iradesiyle hareket ettiğinden illiyet bağının kesildiği anlaşılmakla davacının satın aldığı taşınmazın yüzölçümünde 1.000.000 metrekareye dayanan büyük hatayı ayırt edemediği iddiası bu nedenle inandırıcı ve samimi bulunmamıştır.

TMK'nın 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı” hususu dikkate alınarak, davacının iyiniyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı düşüncesiyle, yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluğun kararın bozulması yönündeki görüşüne katılmamaktayız. 28.04.2022

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/6274, K. 2022/7751, 28 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6274
Karar No
2022/7751
Tarih
28 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6275 K.2022/2804
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6277 K.2022/3486
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/6278 K.2022/9319
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6279 K.2022/2760
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6280 K.2022/2808
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6283 K.2022/2680

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.