KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2023/11614 E., 2025/10774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/21 Esas, 2020/101 Karar
- Karar
- Ret
Karar Metni
1.111 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi 1456 ada 542 parsel sayılı taşınmaza davalı idarelerin herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın lojman, yol ve kaldırım yapmak suretiyle fiilen el attığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.09.2015 tarihli ve 2012/1086 Esas, 2015/350 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.11.2018 tarihli ve 2017/10138 Esas, 2018/21918 Karar sayılı kararı il davalı idareler dava konusu taşınmaza 1956 yılından önce el atıldığını bildirmiş ise de; davalı idarelerin el atma tarihini belgelendiremediği anlaşılmış olup dava konusu taşınmazın ilk tesisinden itibaren malikleri, edinme tarih ve sebepleri gösterilmek suretiyle tüm tedavüllerini içerir kadastro tutanağı ve okunaklı tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden istenip dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı taraflardan sorularak,
el atma tarihine ilişkin tüm belgeler (yer teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları vs) getirtilip, el atma tarihinin kesin olarak tespiti için dava konusu taşınmaz ve çevresine ait 09.10.1956 tarihinden öncesini ve bu tarihten sonrasını gösterir şekilde hava fotoğrafları temin edilip,
hava fotoğrafları ile dava konusu taşınmazın ölçekli krokisi ve 05.06.2014 tarihli belediye yazı cevabında belirtilen imar krokisi ile 27.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda bahsedilen kadastro krokileri çakıştırılmak suretiyle el atma tarihinin tespiti için uzman bilirkişi aracılığıyla mahallinde yeniden keşif yapılıp el atma tarihinin 09.10.1956 tarihinden önce olup olmadığı kesin olarak tespit edilip, 221 sayılı Kanun'un uygulanıp uygulanamayacağı hususunda araştırma yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması, nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 28.02.2020 tarihli ve 2019/21 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 26.01.2021 tarihli ve 2020/5494 Esas, 2021/497 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1. Davacılar vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; el atma tarihinin net olarak belirlenmediğini, yol genişletme çalışmaları araştırılmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın sadece Adana Büyükşehir Belediyesine değil, aynı zamanda ...
Genel Müdürlüğüne de açıldığını, ...'ye ait 540 nolu parsel tarafından dava konusu parsele el atıldığı fen bilirkişi raporunun ilk sayfasında belirtildiği halde raporun sonuç kısmında ... lojmanları yapılmak suretiyle el atma tarihinin hiç değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda sadece yol olarak el atma olgusunun değerlendirildiğini, taşınmazın bir kısmına da ... tarafından el atıldığının gözetilmediğini, vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde,
davanın reddi sebebi ortak ise davacılar aleyhine de tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken her iki davalı lehine ve her bir müvekkili aleyhine ayrı ayrı olacak şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; müvekkili idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; müvekkili idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin biçilmesi ve bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 300 m² ’lik kısmına lojman yapılmak suretiyle ... tarafından ve kalan kısmına yol ile kaldırım yapılmak suretiyle Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atıldığı anlaşılmakla, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas,
1989/49 sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
3. Buna karşın; kendisini vekille temsil ettiren davalı idareler lehine tek ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedildiği bu kez yapılan incelemede anlaşılmış olup kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/11614, K. 2025/10774, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama