İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/12616 K.2024/4948

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar…

Esas2023/12616Karar2024/4948Tarih29 Nisan 2024Okuma6 dk · 1.223 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2023/12616 E., 2024/4948 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2024
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/209 Esas, 2023/1814 Karar
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/231 Esas, 2021/130 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.223 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 40 sene boyunca zilyetliği devam eden...nin dava konusu taşınmazı davacıya satarak zilyetliğini devrettiğini, kadastro çalışmaları sırasında da dava konusu taşınmazın 112 ada 35 parsel olarak belirlendiğini ancak kendileri adına tescil edilmediğini, malik hanesinin boş bırakıldığını, karara itiraz için açılan davalar sonucunda dava konusu taşınmazın 1.derece arkeolojik sit alanı korunmasında yarar olacağından bahisle davanın reddine karar verildiğini, zilyetliğini keşifte mahalli bilirkişilerle ispatlandığı hâlde, kendileri adına tescil kararı verilmemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın davalı Hazineden tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava bir taşınmaza ilişkin ise bu durumda belirlenebilen bir alacak söz konusu olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağını, davanın usulden reddinin gerektiğini, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasının bir hükmünün olamayacağını, dava dilekçesinin tetkikinden de anlaşılacağı üzere davacı ve dilekçede adı geçen ...'nin müşterek malik (müşterek zilyet) durumunda olduklarını, bu durumda davayı ikisinin birlikte açması gerektiğini, oysaki davanın sadece davacı tarafından açıldığını, usule ilişkin bu hususun davanın reddi sebebi olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini,

bugün itibarıyla bu eksiklik giderildiği takdirde de dava şartı zaman aşımı süresi geçtikten sonra tamamlandığı için davanın zamanaşımından da reddini talep ettiklerini, yapılan kadastro işleminin ardından görülen dava sonucunda verilen ve derecattan geçerek kesinleşen Mahkeme Kararını uygulayan Hazineye atfedilecek bir kusur bulunmadığını, kaldı ki davanın haklılığını kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın usulden reddedilmediğini varsaysak bile taşınmaz için belirlenecek değerin en fazla yarısına hükmedilebileceğini, çünkü davacının taşınmazın yarısının zilyetliğini edindiğini,

böyle bir davada tazminata karar verilmesinin arkeolojik sit alanlarının özel mülkiyete konu olamayacağı yönündeki mevzuat hükmünün reddedilmesinin, resmi bir sicile tescil edilmemiş taşınmazlar için dahi devletin kişiler arası tasarruflardan sorumlu tutulması anlamına geleceğini, bunun kabulünün de mümkün olmadığını, davaya dayanak olarak gösterilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ve Yargıtay kararlarının bu yönden de değerlendirilmesi gerektiğinin açık olduğunu, talebin dayandığı bir kanun maddesinin dahi bulunmadığını, Ayvacık Kadastro Mahkemesinin 2006/149 Esas,

2009/54 Karar sayılı kararı ve dava dosyası birlikte incelendiğinde de görüleceği üzere, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak zilyetlik koşullarının da oluşmadığının açık olduğunu, imar ve ihya olmadığı gibi fasılasız ve nizasız bir zilyetliğin de söz konusu olmadığını, davacının fiili hakimiyetinin de olmadığını, tazminat davasına konu edilen Zilyetliğin bile mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerden ötürü, müvekkil kuruma karşı açılmış olan hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usülden aksi halde esastan reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacıya yüklenmesini karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın mülkiyetinin zilyedlikle kazanma koşullarının oluştuğunu; ancak kadastro çalışmalarına karşı açılan davada dava konusu taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanında kalması sebebi ile davacı adına tescilin yapılamadığını, söz konusu davada davacının dava konusu taşınmazın zilyedi olduğu hususunun ispatlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ayvacık Kadastro Mahkemesinin 2006/149 Esas, 2009/54 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, davacı tarafından tapusuz olan dava konusu taşınmaz hakkında zilyedliğe dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açıldığı, bu davada mahkemece 1. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazın zilyedlik yoluyla iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2009/7440 Esas, 2009/7991 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği,

dolayısıyla dava konusu taşınmazda davacının mülkiyet hakkını kazanmadığı ve mülkiyet hakkına dayalı tazminat isteminde bulunamayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2....köyü, Asarlık mevkiinde kain kuzeyi yol ve güneyi deniz ile çevrili yaklaşık 40 dönüm olan taşınmazı davacı ve dava dışı kişi olan ...'nin, 40 yıllık aralıksız ve çekişmesiz bir şekilde zilyet olan...den zilyetliği devraldıklarını, 2003 yılında yapılan kadastro çalışmaları neticesinde dava konusu taşınmazın zilyetliği devralan davacı adına tescil edilmediğini, Maliye Hazinesi adına hükmen tescil edilerek taşınmazın 1. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığını, bu tespite ilişkin davacı ve ... tarafından tapu kaydı olmayan dava konusu taşınmaz hakkında zilyedliğe dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açıldığı,

bu davada mahkemece 1. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazın zilyedlik yoluyla iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.11.2009 tarihli ve 2009/7440 Esas, 2009/7991 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, dolayısıyla dava konusu taşınmazda davacının mülkiyet hakkını kazanmadığı ve mülkiyet hakkına dayalı tazminat isteminde bulunamayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/12616, K. 2024/4948, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12616
Karar No
2024/4948
Tarih
29 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/12619 K.2024/5123
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/12620 K.2024/4881
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/12621 K.2024/3834
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/12621 K.2024/5368
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/12624 K.2024/4773
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/12627 K.2024/4985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.