İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2433 K.2023/8485

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının ehliyetsizlik ve şekil eksikliği nedeniyle iptali ve tescil, mümkün olmazsa tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi…

Esas2023/2433Karar2023/8485Tarih5 Ekim 2023Okuma8 dk · 1.523 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2023/2433 E., 2023/8485 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2023
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/663 Esas, 2022/663 Karar
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/331 Esas, 2021/132 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.523 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının ehliyetsizlik ve şekil eksikliği nedeniyle iptali ve tescil, mümkün olmazsa tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptal ve tescil talepli davanın feragat nedeniyle reddine, tazminat talepli davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vasisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vasisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vasisi dava dilekçesinde özetle; vasisi olduğu annesi ...'in akıl zayıflığı (mental retardasyon) hastası olduğunu, ayrıca okur yazar olmadığını, dava konusu Bolu ili, ... ilçesi, ...

Mahallesi 112 ada 47 parsel sayılı taşınmazın 3 numaralı bağımsız bölümünün ... adına kayıtlı iken 26.09.2008 tarihinde annesi ... tarafından satın alındığını, sonradan taşınmazın ipotekli olduğunun ortaya çıktığını, ipotek alacaklısı banka tarafından taşınmazın satış işlemlerinin gerçekleştirildiğini, annesi ...'in kendi evinden çıkmak zorunda kaldığını ve halen kirada oturduğunu belirterek, taşınmazın ipotekli olduğunun tapu memuru tarafından annesine söylenmemesi, taşınmazın satışında ipoteği ile beraber aldığına dair bir ibare yazılmadığı,

annesi okur yazar olmadığı için buna özgü şekil koşullarının yerine getirilmediği ve akıl zayıflığı hastalığı nedeniyle hukuken ehliyetsiz olan annesinin yaptığı işlemin mutlak butlan ile geçersiz olduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ve annesi adına tescili, mümkün olmazsa usulüne uygun yapılmayan tapu işlemleri nedeniyle uğranılan zararın davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın tapu kaydının ehliyetsizlik ve şekil eksikliği nedeniyle iptali davasının mevcut malike karşı açılması gerekirken müvekkili Hazineye karşı açıldığını, müvekkili Hazinenin taşınmazla herhangi bir ilgisinin olmadığını, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayanılmadığını, tapu iptal ve tescil davası ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayanan davanın birlikte açılamayacağını veya terditli talepte bulunma imkânı olmadığını, tapu müdürlüğünde doktor raporu olup olmadığının sorulmadığını, bunun sorulmasının beklenemeyeceğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptal ve tescil talepli davanın feragat nedeniyle reddine, tazminat talepli davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vasisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vasisi istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesinin koşulsuz bir şekilde tapu iptal talebinden feragat etmediği halde karara vardığını, mahkemenin resen ehliyetsizlik iddiasını değerlendirip, vasisi olduğu ...'in uğramış olduğu zararı tespit etmesi gerektiğini, mahkemenin gerekçeli kararında davacı ...'in dış görünüş itibarıyla normal ve öz bakımının yerinde olduğu tespitinin yapıldığını, davanın olduğu gün mahkemeye olan saygılarından dolayı annesinin giyim, kuşam ve öz bakım ihtiyaçlarını gidermesine yardımcı olduğunu, annesinin akıl hastası değil akıl zayıflığı hastası olduğunu,

aradaki farkın ihtisas alanı olmaması nedeniyle mahkeme tarafından değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, annesine taşınmazın ne zaman alındığı sorulduğunda iki yıl önce cevabını verdiğini, ancak taşınmazın onbir yıl önce satın alındığını, ...'in okur yazar olup olmadığının herhangi bir ... okutulup yazdırılarak tespit edilebileceğini, ancak bu hususun "mental retardasyon" hastalığı bulunan ve bu nedenle iradesini açıklayabilecek durumda olmayan vasisi olduğu annesinin beyanına dayandırıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacı ... tarafından 26.09.2008 tarihinde ipotekli olarak satın alındığı, ipotek alacaklısı tarafından taşınmazın satışının 25.09.2010 (tapu kaydına göre 25.05.2010) tarihinde gerçekleştirildiği, davacı ...'in 12.08.2009 tarihinde vesayet altına alındığı, davacı vasisi tarafından davacının dış görünüşünden akıl zayıflığının anlaşılmasına karşın tapu memurunca işlem yapılması ve davacıya taşınmazın ipotekli olduğunun söylenmemesi nedeniyle işbu dava açıldığı,

davacı vasisinin, cevaba cevap dilekçesinde tapu iptal tescil davasının sonuçlarından vazgeçtiklerini belirttiği, 18.03.2021 tarihli duruşmada da tapu iptal tescil davasından feragat ettiklerini yinelediği, bu nedenle mahkemece tapu iptal ve tescil davasının feragat nedeniyle reddinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın davacıya satışına ilişkin resmi senet örneği incelendiğinde davacının el yazısıyla "okudum" yazıp senedi imzaladığının görüldüğü, İlk Derece Mahkemesinin davacının dış görünüşüne dair gözleminde davacının akıl zayıflığının dışarıdan anlaşılmadığının tutanağa geçirildiği,

bunun yanında davacı vasisince tasarruf tarihinde de davacının akıl zayıflığının mevcut olduğu belirtilmiş ise de davacının dava konusu taşınmazı satın alma konusunda önceki malikle anlaştığı ve karşılığında bedel ödediği, bu durumda günlük işlerini yürütebildiği sonucuna varıldığı, nitekim davacının bu tapu işleminden yaklaşık bir yıl sonra vesayet altına alındığı, bu gerekçelerle tazminat istemli davanın reddi kararının yerinde olduğu belirtilerek davacı vasisince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vasisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vasisi temyiz dilekçesinde özetle; vasisi olduğu davacı ...’in dava konusu taşınmazın ipotekli olduğu konusunda bilgilendirilmediğini, resmi senetteki okudum ifadesinin taşınmazı ipoteğiyle beraber kabul edildiği anlamına gelmediğini, davacının küçük yaşta geçirdiği rahatsızlık nedeniyle ilkokul birinci sınıfı tekrar ettiğini, buna rağmen okuma yazma öğrenemediğini, ikinci sınıfa geçmeden okulu bırakmak zorunda kaldığını, okuryazar olmadığını, duruşmada kendisine okuryazar mısın şeklinde soru sorulması sebebiyle okuryazarım cevabını verdiğini, davacının akıl zayıflığı hastası olduğunu,

sorudaki yönlendirmeye göre cevabın şekillendiğini, akıl zayıflığı olan hastanın beyanına itibar edilemeyeceğini, mahkemenin gerekçeli kararında davacı ...'in dış görünüş itibarıyla normal ve öz bakımı yerinde olduğunun tespitinin yapıldığını, bu konularda kendisinin annesine yardımcı olduğunu, giyim kuşam ile akıl zayıflığı arasında korelasyon bulunmadığını, akıl zayıflığı gibi göreceli bir durumun yokluğuna bilirkişi raporu alınmadan hâkimin tespiti ile varılmasının hatalı olduğunu,

Bölge Adliye Mahkemesi kararında davacının taşınmazı satın aldığı tarihten bir yıl sonra vesayet altına alındığı belirtilerek tazminat istemli davanın reddinin yerinde olduğunun belirtildiğini, oysa bireylerin hukuken ehliyetsiz olmasının koşulunun resmi işlemin yapıldığı esnada vesayet altına alınması veya sağlık kurulu raporuna sahip olması olmadığını, resmi işlem ve olaylardan sonra alınacak sağlık kurulu raporu, Adli Tıp Kurumu incelemesiyle de olay esnasındaki durumun tespit edilebileceğini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.06.1941 tarihli ve 4/21 sayılı kararında bu durumun detaylı olarak açıklandığını,

Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra ablası ... Sezen ile yaptıkları görüşmede taşınmazın anneleri tarafından satın alınması esnasında ablasının bu işleme nezaret ettiği, resmi senet üzerindeki okudum ibaresinin anneleri ... tarafından yazılmadığını, davacının kızı ...

Sezen tarafından yazıldığını öğrendiğini, tapu memuru tarafından mevzuatın eksik uygulandığını, görevin gereklerinin yerine getirilmediğini, zararın bu sebeple oluştuğunu, tüm bu hususların alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilebileceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146 ncı maddesi. (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesi).

4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

6. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır.

Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumlu ise de, somut olayda 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı vasisinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı vasisi'nden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/2433, K. 2023/8485, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2433
Karar No
2023/8485
Tarih
5 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2435 K.2023/6933
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2435 K.2023/10087
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2436 K.2023/6143
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/2436 K.2023/7707
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2436 K.2023/9098
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2437 K.2023/5981

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.