İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2823 K.2023/7092

Taraflar arasındaki 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada davacılar vekilince Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucu Anayasa Mahkemesinin 2018/15204…

Esas2023/2823Karar2023/7092Tarih12 Eylül 2023Okuma7 dk · 1.462 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2023/2823 E., 2023/7092 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Eylül 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/3127 Esas, 2022/3102 Karar
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/413 Esas, 2021/609 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.462 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasındaki 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada davacılar vekilince Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucu Anayasa Mahkemesinin 2018/15204 başvuru numaralı kararı ile mülkiyet ... ihlali başvurusunun kabulü ile ihlalin sonuçları ortadan kaldırılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ... ...'in adına kayıtlı İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, Bahçeköy Beldesinde bulunan 13.04.1945 tarih, 12 cilt, 66 sayfa, 120 sıra da kaytlı 1838 m² alanlı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın 1940 yılında yapılan orman tahdidinde kesinleşmiş orman sınırları içinde bırakıldığını, bu nedenle yörede 1959 yılında yapılan arazi kadastrosunda tapu kayıtlarının hiç bir parsele uygulanmadığını ve tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın orman sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakıldığını, taşınmazın eski tarihli harita ve fotoğraflarda açık alan olarak nitelendirildiğini,

dayandıkları tapu kaydının 2510 sayılı İskan Kanunu ile oluştuğunu, 1996/5 Esas ve 1996/1 Karar sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurul Kararı ile iskan tapusu kapsamındaki makilik alanların orman sayılmayan yerlerden olduğunun kabul edildiğini, buna rağmen tapu kayıtlarının hükümsüz kabul edilmesiyle zararlarının oluştuğunu belirterek zararın davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın tapu kaydında oluşan en son durumdaki kayıt malikine karşı açılması gerektiğini, doğrudan Hazineye tazminat davası açılamayacağını, husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 2.205.600,20 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B-İstinaf sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında yapılan bir usul işlemi ve kesitinin tamamlanmış ise artık yeni kanunun o usul işlemi hakkında etkili olmayacağı ve uygulanamayacağını, yerel mahkeme kararında faize hükmetmeyerek usul ve kanuna aykırı şekilde hüküm tesis edildiğini, dava dilekçesinin sonuç kısmında faiz ibaresi kullanılmamış olsa da dava dilekçesinin konu kısmında açıkça faizin talep edildiğini belirterek mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen hükmün usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının davasının zaman aşımına uğradığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da iskan tapularına değer verilemeyeceğinin vurgulandığını, 1940 yılında kamuya tahsis edilerek hukuken orman haline dönüştürülen bir taşınmazın dava tarihi itibarıyla 221 sayılı Kanun'un 1,2 ve 4 üncü maddeleri uyarınca bedelini talep etme imkanı ortadan kalktığını ve bu nedenle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/3127 Esas, 2022/3102 Karar sayılı ilamı ile davacıya ait iskan tapu kaydının orman tahdidi içinde olduğu, arazi kadastro sırasında revizyon görmemesi sebebiyle 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davacının zararının karşılanması gerektiği, Anayasa Mahkemesince mülkiyet hakkının ihlaline ilişkin kararının bağlayıcılığının bulunduğu, dava konu taşınmazın dava tarihi itibariyle arsa niteliği ve emsal satış yöntemiyle değerinin usulüne uygun olarak tespit edildiği, davacı vekilinin ikinci ıslah yasağına aykırı olarak faiz talebinin reddine karar verilmesinin usulen yerinde olduğu belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin konu bölümünde faiz talebinin bulunduğunu, dava dilekçesinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na göre düzenlendiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasının zaman aşımına uğradığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre iskan tapularına değer verilemeyeceğinin vurgulandığını, 1940 yılında kamuya tahsis edilerek hukuken orman haline dönüştürülen bir taşınmazın dava tarihi itibarıyla 221 sayılı Kanun uyarınca bedelini talep etme imkanının ortadan kalktığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesi.

3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4.4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel ... sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

5.4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır.

Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosyanın incelenmesinde; dava konusu 13.04.1945 tarih, 12 cilt, 66 sahife ve 120 sıra numaralı tapu kaydının davacı murisleri adına iskanen verildiği, 1959 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çalışma alanı dışında bırakıldığı, revizyon görmediği ve halen Şeytandere Devlet Ormanı içerisinde kaldığı, davacının tapunun bedelsiz olarak Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle 28.12.2009 tarihinde 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı olarak eldeki tazminat davasını açtığı, İstanbul 20.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/315 Esas ve 2013/347 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği,

verilen kararın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2014/22618 Esas 2014/31628 Karar sayılı ilamı ile davacının murisine verilen dayanak belgenin tapu kaydı niteliğinde olmadığı davacının malik olduğunu belirleyen hukuken geçerli bir kayıttan bahsetme olanağının bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, yeniden yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 2015/73 Esas, 2015/327 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği,

verilen kararın temyiz aşamasından geçerek 29.03.2018 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine davacı vekili tarafından hak ihlali sebebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu, Anayasa Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2018/15204 sayılı kararı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğu ve Anayasa'nın 35 ... maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilerek mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere anılan kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4.Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle arsa mı arazi mi olduğu araştırılmadan soyut ifadelerle değer biçen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.Bu nedenle, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 28.12.2009 gününde belediye imar planı içinde olup olmadığı, değilse belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı hususları ilgili Belediye Başkanlığından sorularak,

niteliği belirlenip, bu konuda taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre verildikten sonra mahallinde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde yapılacak keşif sonucunda, taşınmaz arsa vasfında ise dava konusu taşınmaza yakın yerden, yakın tarihli ve benzer yüzölçümlü özel amaçlı olmayan serbest satışlar emsal alınmak suretiyle, emsal karşılaştırması yapılarak, arazi vasfında ise gelir metodu esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespiti için alınacak bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu yönteme uyulmadan değer biçilmesi bozmayı gerektirmiştir.

5.Dava dilekçesinin konu kısmında faiz talebi bulunduğuna göre hükmedilecek bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/2823, K. 2023/7092, 12 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. C. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2823
Karar No
2023/7092
Tarih
12 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2824 K.2023/4268
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2825 K.2023/12507
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2825 K.2023/2781
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2826 K.2023/2692
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2830 K.2023/2661
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2831 K.2023/4570

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.