İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4449 K.2023/8862

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin asıl dava ile…

Esas2023/4449Karar2023/8862Tarih12 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.367 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2023/4449 E., 2023/8862 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/46 Esas, 2022/425 Karar
Karar
Karar verilmesine yer olmadığına/Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.367 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl davanın davalısı birleştirilen davanın davacısı ... vekili ile asıl davanın davacısı birleştirilen davanın davalısı DSİ Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü, 121 ada 68 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

2. Davacı ... vekili birleştirilen dosyanın dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, bedelinin tespit edilerek davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada; davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

2. Birleştirilen davada; davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bedelin fahiş olduğunu, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 06.05.2008 tarihli ve 2006/484 Esas, 2008/247 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 06.05.2008 tarihli ve 2006/484 Esas, 2008/247 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 18. Hukuk Dairesince (Kapatılan) yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu Kumluca ilçesi Güzören köyü 121 ada 68 parsel numarası ile tapuya kayıtlı bulunan ve tamamı kamulaştırılan taşınmaz malın tapu kaydına göre yüzölçümü 38413,67 m² olduğu halde hesaplamanın, 38.309,42 m² üzerinden yapılması ve ayrıca kamulaştırma dışı bulunan mülkiyeti Hazineye ait başka bir parsel (260 nolu parsel) üzerindeki havuza yapılan masrafları da kamulaştırma bedeline dahil eden bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması, taşınmaz malın tüm özellikleri dikkate alındığında gösterilen gerekçelerin objektif değer artışı uygulanması için haklı neden oluşturmayacağı düşünülmeden fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 11.05.2016 tarihli ve 2009/65 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, bozma sonrası birleştirilen davada ise davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 11.05.2016 tarihli ve 2009/65 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Birleştirilen dava yönünden ise 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu yerine tek bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre hüküm tesisinin doğru olmadığı, dava konusu taşınmazın eski hale getirme bedeli, zemin bedelinden fazla ise zemin bedeline; az ise eski hale getirme bedeline hükmedilmesi gerektiği, bu durumda, taşınmazın el atılan bölümünün ekilebilir ürün gelirine göre zemin bedeli hesaplanarak,

eski hale getirme masrafından fazla ise taşınmazın eski hale getirilme bedeline; şayet eski hale getirme masrafı zemin bedelinden fazla ise bu durumda el konulan alanın zemin bedelinin davalı idareden tahsili ve bu bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile eski hale getirme bedeline hükmedilmesi, dosyadaki belgelere göre, 2009 yılında taşınmazın 13.296,35 m²sinden toprak alınmak suretiyle el atıldığı anlaşıldığından,

el atılan alanda el atma tarihinden sonra meydana gelen zararların tespiti ile bedeline hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi açıklanmadan daha fazla alanda ve el atma tarihinden önceki 2007 ile 2008 yıllarına ait zarar bedeli hesaplanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi, taşınmaz üzerinde bulunan ve verim çağında olmayan 3 - 4 yaşlarındaki nar ağaçlarının bedelinin verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, verim çağında gibi değerlendirme yapılarak kazanç kaybı bedeline hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin bozma kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4. Dairemizce davalı vekilinin talebi üzerine yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda.

Dairemizin bozma ilamına, Antalya 2. İdare Mahkemesinin 2007/293 Esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığı ve işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay 6.Dairesinin 2010/7858 sayılı ilamı ile onandığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği ancak bozma öncesi bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmiş ise davalılardan tahsili ile davacı idareye verilmesine,

ödenmemiş ise idareye iadesine ve mahkemece verilen ilk karar ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilinin kesin olarak hüküm altına alınması sebebiyle taşınmaz idare adına tescil edilmiş ise, idare adına oluşan tapu kaydının iptali ile davalılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı birleştirilen davanın davacısı ... vekili ile asıl davanın davacısı birleştirilen davanın davalısı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm fıkrasının 4 üncü bendinin hatalı kurulduğunu, kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediğinin araştırılmadığını, iadesine karar verilen tutara faiz işletilmesi gerektiğini, bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve davalı idarelerden tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Nar ağaçlarının bedeli hesaplanırken dava tarihi olan 2012 yılına ait veriler kullanılmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, 2019 yılına ait verilerin kullanılmak suretiyle fazla bedel tespiti bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/4449, K. 2023/8862, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4449
Karar No
2023/8862
Tarih
12 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4450 K.2023/2532
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4451 K.2023/2833
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4451 K.2023/5530
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4452 K.2023/5256
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4452 K.2023/4531
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4454 K.2023/5612

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.