KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2023/4914 E., 2023/11076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/52 Esas, 2022/260 Karar (Ek dava 2021/395 Esas
- Karar
- Ret/Kabul
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz üzerindeki yapılarda meydana gelen değer düşüklüğü bedelinin tahsiline ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Van ili, Özalp ilçesi, ... Mahallesi, 175 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece beton büz (su borusu) yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek oluşan zararın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından yapılan dere ıslahı çalışmalarında Van ili, Özalp ilçesi, ... Mahallesi, 175 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan yapıların zarar gördüğünü, yapılarda meydana gelen değer düşüklüğü bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli yargı yerinde davanın açılmadığını, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan yapılarda değer düşüklüğü olmadığını, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.06.2016 tarihli ve 2015/202 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 07.06.2016 tarihli ve 2015/202 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesi 175 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilirken; emsal taşınmazların kadastro ya da imar parselleri olup olmadıkları tespit edilip, sonucuna göre düzenleme ortaklık payı indirimi yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa ne oranda yapılacağı belirlenmeden ve dava konusu ile emsal taşınmazların asgari vergi değerleri karşılaştırması da yapılmadan değer biçildiğinden, denetlemeye imkan vermeyen bu rapora göre hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.03.2022 tarihli ve 2018/52 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden davacı tarafın talebinden vazgeçmesi nedeniyle davanın reddine, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmaz üzerindeki yapılarda değer düşüklüğü olmadığını, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz üzerinde bulunan yapılarda meydana gelen değer düşüklüğü bedelinin tespiti ve tespit olunan bedelin davalı idarelerden tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/4914, K. 2023/11076, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama