KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2023/511 E., 2025/9515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/806 Esas, 2021/2266 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisine ait davaya konu ... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 12 parsel sayılı taşınmazın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/1493 Esas, 1970/462 Karar sayılı kararı ile 2 parçaya ifraz edildiğini, 1119 ada 32 parselin ... Genel Müdürlüğü adına tapuya hükmen tescil edildiğini, usulsüz el atılan bölümün değerinin tespiti ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun (221 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca idare adına tescilli taşınmaz olduğunu ileri sürerek dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; davanın 221 sayılı Kanun uyarınca reddinin gerektiğini, tapu kaydının 221 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 12.01.1961 tarihinden önce oluştuğunu, idarenin mülkiyet hakkına itiraz süresinin geçtiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 221 sayılı Kanun'un 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş olup tapu kaydının iş bu yürürlük tarihinden önce oluştuğu, malikin Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca 13.01.1963 tarihine kadar gayrimenkulün bedelini dava hakkı bulunduğu halde bu hakkını kullanmadığı, hakdüşürücü süre nedeniyle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; malikin 09.10.1956 öncesi el atmayı bilme imkanının olmadığını, idare tarafından bildirim yapılmadığını, el atmayı gösteren açık bir gösterge olmadığını, davacı tarafın taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, 221 sayılı Kanun'un uygulanamayacağını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. ... ili, ..., ... Mahallesi 1119 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ile davacı murisi adına 28.03.1958 tarihinde tescil edildiği, davalı tarafından 221 Sayılı Kanun uyarıca açılan dava sonunda bu parselden ifrazen oluşan ..., ... Mahallesi ... ada 32 parselin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/1493 Esas, 1970/462 Karar sayılı ilamı ile davalı adına tesciline hükmedildiği ve bilahare 15.01.1971 tarihnde tapuya tescil edildiği, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce su isale hattı olarak el atıldığı anlaşılmaktadır.
3. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas,
2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/511, K. 2025/9515, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama