KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2023/5126 E., 2023/11990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3386 Esas, 2023/12 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/351 Esas, 2022/266 Karar
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen dosya davacıları vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, ... Mahallesi 192 ve 197 parsel sayılı taşınmazlara fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedeli ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, ... Mahallesinde kain 192 parsel sayılı taşınmaza müvekkil idarece herhangi bir şekilde el atılmadığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde anlaşılacağı üzere davalı durumda olduğunu, yani mülkiyetin çekişmeli olduğunu, Diyarbakır Kadastro Mahkemesinin 1975/23 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava takip edilmediğinden 6 nolu duruşmada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, idare lehine haksız ve hukuka aykırı olarak maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesine göre; "ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur" denildiği,
Mahkemece 27.01.2021 tarihli duruşmada ön inceleme duruşması yapılmış olup açılmamış sayılmasına 6 nolu celsede karar verildiği, kanun gereği nispi (208.984,04 TL) vekâlet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekirken mahkemece maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 20.11.2021 tarihli ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin birici fıkrası "Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez" şeklinde olduğu, belirtilen yasal düzenlemeler ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince açılmamış sayılmasına karar verilen davada, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı taraf lehine 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği,
mahkeme kararının istinaf edilen hususlar yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin davalı idareden tahsili ile ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 20.11.2021 tarihli ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrası "Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez" şeklinde belirtilmiş olmakla davalı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/5126, K. 2023/11990, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama