İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/5836 K.2024/85

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan…

Esas2023/5836Karar2024/85Tarih8 Ocak 2024Okuma7 dk · 1.438 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2023/5836 E., 2024/85 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ocak 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/232 Esas, 2022/559 Karar (Birleştirilen Yalova
Karar
Kısmen kabul/ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.438 kelime·7 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Yalova ili, Çınarcık ilçesi, ... Mahallesi 531 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya görev ve husumet yönünden itiraz ettiklerini, davanın Orman Genel Müdürlüğüne karşı ve İdari Yargı'da açılması gerektiğini, ayrıca mahkeme kararı ile davacıların tapularının Anayasa ve kanunlar gereği iptal edildiğini belirterek davanın görev, husumet ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 12.02.2013 tarihli ve 2010/251 Esas, 2013/78 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve belirlenen bedelin davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 12.02.2013 tarihli ve 2010/251 Esas, 2013/78 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 01.04.2014 tarihli ve 2013/24872 Esas, 2014/9120 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza değerlendirme tarihi olan dava tarihi esas alınarak, değer biçilirken bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunlu olduğu, bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihi olan dava tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu yönteme uyulmadan değer biçen geçersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi, hatalı olduğundan kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 19.11.2015 tarihli ve 2014/562 Esas, 2015/384 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 19.11.2015 tarihli ve 2014/562 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20 Hukuk Dairesinince yapılan inceleme sonucunda tazminat istemine konu taşınmazın arsa olduğunun kabulünde ve 28.07.2009 tarihine göre değerinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını, bozma kararında da değinildiği gibi, arsaların değerinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre emsal karşılaştırması yöntemiyle hesaplanmasının zorunlu olduğu halde hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazın raporda belirtilen satış tarihi değerlendirme gününden sonra 12/05/2010' dur.

Emsal taşınmazın satış akit tablosu getirtilmediğinden bilirkişi raporu ve uygun emsal olup olmadığı da denetlenemediği, emsal karşılaştırmasının yöntemince yapıldığından söz edilemeyeceği, tazminata konu 531 parselin tapu kaydındaki kamulaştırma şerhi yönünden de bir araştırma yapılmadığı, Davacı asıl davada 20.000 TL'nin dava tarihinden, ıslah ile de 202.

209,40 TL'sinin ıslah tarihinde olmak üzere toplam 222.209,40 TL talep etmiş, mahkemece davanın 203.691,95 TL'lik kısmı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar sadece Hazine vekilince temyiz edilmiştir. İlk hükümde reddedilen 18.517,45 TL'lik miktar yönünden, davacının temyizi bulunmadığından Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluşmakla, bu miktarın ek dava ile talep edilemeyeceği gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin 07.07.2020 tarihli ve 2019/87 Esas, 2020/153 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

D. Üçüncü Bozma Kararı

1. Mahkemenin 07.07.2020 tarihli ve 2019/87 Esas, 2020/153 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Dairemizin 09.03.2022 tarihli ve 2020/10625 Esas, 2022/3945 Karar sayılı ilamı ile tazminat istemine konu taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak tazminata hükmolunmasında bir isabetsizlik görülmediği; ancak mahkemece verilen ilk kararda dava konusu taşınmazın m² birim bedelinin 55,00 TL olarak belirlenmek suretiyle hüküm kurulduğu ve bu kararın davacı tarafça temyiz edilmediği nazara alındığında,

bu kararda hükmedilen m² birim bedelinin davalı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı gözetilerek ilk kararda belirlenen m² birim fiyatı üzerinden hüküm kurulması gerektiği ve hükmün gerekçesinde dava konusu taşınmazın orman olarak tescil edilen 3.703,49/m²lik kısmının tapu iptal ve tescil kararının kesinleşme tarihi olan 28.07.2009 tarihi itibarıyla değerinin 257.963,00 TL olduğu belirtildiği halde, gerekçesi açıklanmadan asıl ve birleştirilen davada toplam 343.373,69 TL bedele hükmedilmesi hatalı olduğundan Mahkeme kararı bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçe açıklanmadan davanın reddine karar verildiğini, kararın gerekçeden yoksun ve çelişkili olduğunu, asıl ve birleştirilen davanın altında bedel belirlendiğini, bu durumun hukuk güvenliği ilkesine aykırı olduğunu, bedelin çok düşük kaldığını, yargılamanın çok uzun sürdüğünü, usuli kazanılmış hak ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeniden ek rapor alınması gerekirken bu yöndeki talebin kabul edilmemesininin hatalı olduğunu, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal kıyaslamasının yetersiz ve hatalı olduğunu, imar durumunun araştırılmadığını, düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır.

Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu Yalova ili, Çınarcık ilçesi, ... Mevkii, 531 parsel sayılı 4,000 m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı iken, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/135 Esas, 2008/505 Karar sayılı ilamı ile 3.703,49 m² lik kısmının orman sınırları içinde kaldıkları gerekçesiyle, tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 28.07.2009 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 28.05.2010 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

SONUÇ / HÜKÜM

08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/5836, K. 2024/85, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
  11. D. Üçüncü Bozma Kararı
  12. D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Son Karar
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5836
Karar No
2024/85
Tarih
8 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/5837 K.2024/335
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5837 K.2024/185
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/5838 K.2024/785
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5840 K.2024/278
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/5841 K.2024/261
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5842 K.2024/476

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.