KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2023/8696 E., 2023/12929 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1408 Esas, 2022/1773 Karar
- Karar
- Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/107 Esas, 2021/118 Karar
Karar Metni
1.222 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 ... Türk Medenî Kanunu’nun (4721 ... Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, Sarıçam ilçesi, Boynuyoğun 301 ada 1 parsel ve 305 ada 1 parsel ... taşınmazların kısmen tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin satışın yapıldığı zamandaki bilgi ve belgeleri doğrultusunda satış işlemi yapıldığını, atfedilecek bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunulduğunu, açılan davanın 4721 ...
Kanun'un 1007 nci maddesindeki devletin tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan kusursuz sorumluluğu kapsamında değerlendirilemez olduğunu, aksi halde her durumda devlete gidebilecek gibi bir durum ortaya çıktığını, bu durumun ise usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, taraf sıfatı olmadığını düşündükleri bu sebeple davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesini aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyadan aldırılan rapora taraflarca itiraz edilmemesi üzerine dosyayı ıslah ettiklerini, bu nedenle kazanılmış usuli hak meydana geldiğini, davalı vekilinin yasal süresinden sonra verilen dilekçesi doğrultusunda dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, rapora itiraz dilekçesinin süresinden sonra verilmiş olması nedeniyle kabul etmediklerini, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, yapılan yargılama sonucu tapu iptali ve tescili davasında verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği tarihten 2 yılın çok üzerinde süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını ve bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu olayda Devlete atfedilecek bir kusur veya iddia edilen zarar ile bağdaştırılabilecek bir illiyet bağının oluşmamış olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırması yolu ile değerinin tespit edilmesinin ve tespit edilen bedelin değerlendirme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu, davalı idarenin husumet ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığını;
ancak davalı vekiline 20.08.2020 havale tarihli kök hesap raporu usulüne uygun şekilde 03.09.2020 tebliğ edilmiş, ancak vekil tarafından rapora karşı 14 günlük itiraz süresi dolduktan sonra 18.09.2020 tarihinde itiraz ettiği ve ilk derece mahkemesinde süresinden sonra yapılan itirazı dikkate alarak,
itirazlar doğrultusunda ek bilirkişi raporu alınması talebini kabul edip, 27.10.2020 havale tarihli ek raporu hükme esas alarak nihai kararı verdiği anlaşılmakla, 20.08.2020 havale tarihli kök hesap raporu süresi içinde davalı tarafından itiraz edilmemekle, davacılar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınmadan 27.10.2020 havale tarihli ek rapor üzerinden hüküm kurulması hatalı görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu iptaline ilişkin kararın 23.11.2015 olduğunu, maddi hata içeren kök raporun bu nedenle hükme esas alınamayacağını, zararın meydana geldiği tarihin 23.11.2015 olduğunu, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, devletin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 ... Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 ... Kanun’un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Tapu sicilinin tutulmasından ... bütün zararlardan Devlet sorumludur.”
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar ... ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 ... Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 ... Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazları davacının 21.09.1999 tarihinde satın alarak malik olduğu, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/406 Esas, 2013/465 Karar ... kararı taşınmazların kısmının kısmen tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 23.11.2015 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 01.02.2019 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının kısmen bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir.
4. Dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/406 Esas, 2013/465 Karar ... kararı ile tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği dikkate alınarak 23.11.2015 tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
5. Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, emsal taşınmazlar ile dava konusu taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri tespit edilmeden, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınan birden fazla emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle karşılaştırma yapılmadan, soyut ifadelerle değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmaz ile aralarında 1,35 km mesafede bulunan 1377 ada, 2 parsel ... taşınmaza Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/174 Esas,
2018/24 Karar ... dosyasında 2016 yılı itibarıyla 192.00 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemizin denetiminden geçerek 2020/2467 Esas, 2021/612 Karar ... ilamı ile onandığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza 2018 değerlendirme yılı itibarıyla 805,43 TL/m² birim fiyatı belirlenmesi inandırıcı görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın 6100 ... Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/8696, K. 2023/12929, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama