KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/10031 E., 2025/11197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2316 Esas, 2023/891 Karar
- Karar
- Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/22 Esas, 2021/320 Karar
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 221 sayılı Kanun uyarınca davalı idare adına tescil edilen taşınmazda idare lehine irtifak tesis edilerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili istemine istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; murisleri .....'ın İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 615 ada 3,4,14 ve 16 parsel sayılı taşınmazların evvelce 30/48 hisse itibari ile maliki olduğunu, davalı idarenin memba alanın korunmasına yönelik taşınmazları kamulaştırdığını; ancak söz konusu su kaynağının çevre koşulları ve şehirleşme nedeni ile vasfını yitirdiğini, amacın irtifak kurulması sureti ile sağlanma olanağı varken, mülkiyet kamulaştırması yapılması hatalı olduğundan bahisle dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline ve taşınmazlarda davalı adına yer altındaki haklarla ilgili olarak arzın altına doğru irtifak hakkı tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 221 sayılı Kanun gereği kamulaştırılan dava konusu taşınmazların eski taşınmaz malikine sadece kamulaştırma bedeli talep etme hakkı tanındığının, kanunun bütününün incelendiğinde eski maliklerin tapu kaydının iptali ile taşınmazı geri alma hakkının olmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) uyarınca da geri alım hakkı bulunmadığını, yapılacak ıslah projeleriyle Atikvalide Memba Suyunun eski haline getirilmesinin her zaman mümkün olduğunu, tapu kaydının iptal edilmesiyle, dava konusu taşınmazın imara uygun hale geleceğini sonucunun çıkacağını ve mülkiyet hakkının iadesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 221 sayılı Kanun gereği kamulaştırılan dava konusu taşınmazların eski maliklerin tapu kaydının iptali ile taşınmazı geri alma hakkının olmadığını, 2942 sayılı Kanun uyarınca kamulaştırma amacına uygun kullanılmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasının da açılamayacağını, dava konusu taşınmazların kültür varlığı olup üzerinde irtifak hakkı kurulmasının taşınmazların korunmasını fiiline imkansız hale getireceğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisi ....'ın İstanbul ili, ..., ..... .... 615 ada 3,4,14 ve 16 parsel sayılı taşınmazların evvelce 30/48 hisse itibari ile maliki olduğu, davalı idarenin memba alanın korunmasına yönelik olarak taşınmazların kamulaştırılarak 16.10.1974 tarihinde davalı idare adına tescilinin yapıldığı, dosya içinde mevcut ek bilirkişi raporunda ...
Havzasında aşırı bir yapılaşmanın mevcut olduğu, su toplama alanının büyük ölçüde yapı ve beton-asfalt kaplamalar ile örtülü vaziyette bulunduğu, dava konusu taşınmazların yüz ölçümleri düşünüldüğünde su membasının mevcudiyeti ve yaşaması için yeterli olmayacakları, taşınmazların hali hazır durumları itibarıyla su membasına uygun fiili kullanımın söz konusu olmadığının tespit edilmiş olduğu,
çevrede yoğun yapılaşma bulunduğundan, bu parsellerin idare adına kayıtlı olmasının su miktarının muhafazası açısından yeterli olmayacağı, irtifak hakkı tesisi ile amacın gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu anlaşılmış olmakla davalı idare vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi ile kamu düzeni ilkesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının harca ilişkin bendi düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, dava konusu .... ili, ..., .... Mahallesi 615 ada 3,4,14 ve 16 parsel sayılı taşınmazlarda davalı lehine yer altındaki haklarla ilgili olarak irtifak hakkı kurulmasının yeterli olacağı sabit olmakla idare adına tescil edilen bu yerin davacılar adına payları oranında tescili ile idare lehine irtifak hakkı tesisine ilişkin hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10031, K. 2025/11197, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama