KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/10267 E., 2025/8913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/414 Esas, 2024/1344 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 112205 ada 1 ve 112203 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmazlar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazların tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; el atma tarihinin davacı yönünden 1983 öncesi kabul edilemeyeceğini, davalının taşınmaza 2007 yılında tescil ile malik olduğunu, ıslah harcının da nispi orana göre yatırıldığını belirterek vekâlet ücretinin nispi olması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, belediye tarafından yapılan imar uygulaması sırasında davalı kurumun görüşünün alınmadığını ve mükerrer ödemeye yol açacak şekilde yeniden kamulaştırma yapmaya zorlandığını, iptal davası açıldığını ve derdest olduğunu sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut ve fen bilirkişi raporunda irdelenen 1975 yılı hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazlardan enerji nakil hatlarının geçirilerek taşınmazlara fiilen el atıldığı, fen bilirkişi raporunda davacının dava konusu ...
Mahallesinde bulunan 112203 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki davacının payının kök Kızılcaşar 29 no’lu kadastro parselinden, dava konusu 112205 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payının kök ...
31 no’lu kadastro parselinden geldiği, kök parsellerin dava konusu taşınmazlarla konumsal olarak farklı yerde oldukları ve üzerlerinden enerji nakil hattının geçmediği, tapu kaydında da üzerlerinde bir irtifak hakkı bulunmadığı, dava konusu taşınmazların yürürlükteki imar planında “enerji nakil hattı koruma kuşağında” kaldığı, Dairemizden geçen dava dosyalarında da 2007 yılındaki imar planına karşı açılan iptal davalarında plan notlarının iptali sonrasında yeni düzenlemenin yapıldığının ...
Büyükşehir Belediyesi cevabi yazılarından anlaşıldığı da gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın tamamında davacının tasarruf hakkının kısıtlandığı ve bedelden düşülmesi gereken bir ödemenin bulunmadığı anlaşıldığından, denetimden geçen paydaş davalarında uygun görülen değerler de nazara alındığında arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal mukayesesi yapılarak değer biçilmek suretiyle davacını payı karşılığı bedele hükmedilmesi ve davacının payına ilişkin tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği,
ne var ki davacının dava konusu taşınmazlarla konumsal olarak aynı yerde bulunmayan ...
29 ve 39 No’lu kadastro parsellerindeki paylarının şuyulandırılması sonucunda 2007 yılında dava konusu taşınmazlara ilk kez malik olduğu gözetildiğinde ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 14.11.2023 tarihli ve 2023/4852 Esas, 2023/10934 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077 Esas, 2023/8035 Karar sayılı kararları gereğince nispi harç ve nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu tutarlara göre harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru bulunmadığından,
davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebebleri tekrar etmiş, ayrıca davalı idare aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağı kullanımında kalan dava konusu taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazlardan davacılar yönünden el atmanın 1983 tarihinden sonra gerçekleştiği anlaşıldığından nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi uygundur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10267, K. 2025/8913, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama