KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/10358 E., 2025/7430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/461 Esas, 2024/1155 Karar
- Dava tarihi
- 25.12.2020
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/427 Esas, 2022/169 Karar
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., Mahallesi 1505 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin yatırıldığını ve noter tebligatlarının çekildiğini, davacı idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını, Mahkeme sonucu hükmedilen bedelin de ödendiğini, tebliğe rağmen tapu malikinin ferağ işlemini yaptırmadığından taşınmazın idare adına tescil edilemediğini, 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi gereğince dava konusu taşınmazın ... adına tesciline yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırma üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen davacı kurumun tapu tescil işlemlerinin tamamlanması için davalılara bir bildirim ve talepte bulunmadığını, bu nedenle aleyhe yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet verenin davacı idare olduğunu, davayı kabul beyanıyla birlikte davanın açılmasına müvekkilleri sebebiyet vermediğinden vekâlet ücretine hükmedilmemesini, yargılama giderlerinin davacı kurum üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; aradan uzun zaman geçmiş olması nedeni ile hangi taşınmazın kamulaştırıldığını hatırlamadığını, tapuda ferağ vermeye davet edilmediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, taşınmazın bulunduğu bölgenin ... güzergahında olup, kamulaştırma amacının ortadan kalktığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 1505 parsel sayalı taşınmazda davalı ... (... kızı) ve davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile davalılar ve murislerinin hisselerinin iptali ile davacı kurum adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tam kabulü ile davacı idare yararına vekâlet ücreti takdir edilmesi ve davalı taraf yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacı idarece kamulaştırılması nedeniyle işbu davanın açıldığı, tapu maliki ... payı yönünden kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı, tapu maliki ... veya mirasçılarına kamulaştırma belgelerinin tebliğine veya bedel arttırımına yönelik dava açıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı,
ödeme olgusunun da ispatlanmadığı anlaşıldığından davalı ... (... kızı) ve davalılar ..., ..., ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek,haklarında açılan dava kabul edilen ve vekilleri aracılığı ile cevap dilekçesinde davayı kabul beyanı veren davalılar dışında kalan diğer davalıların açık kabul beyanı olmadığı anlaşıldığından,
bu davalılar aleyhine davacı idare yararına vekâlet ücreti takdir edilmemiş olup aksine davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davalı taraf lehine vekâlet ücreti takdir edilmiş olması doğru olmadığından kabul beyanı olmayan davalar yönünden davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinden vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuşlardır.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10358, K. 2025/7430, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama