İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10400 K.2025/7126

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece…

Esas2024/10400Karar2025/7126Tarih8 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.496 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/10400 E., 2025/7126 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2025
İncelenen kararın mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2667 Esas, 2024/1967 Karar
Dava tarihi
03.01.2022
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/1 Esas, 2023/87 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.496 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Uşak ili, ..., ... köyü 5 parsel sayılı 12.999,95 m² yüz ölçümlü taşınmazı dava dışı üçüncü kişiden satış yoluyla edindiğini, anılan taşınmazın 1978 yılında tapulamasının yapıldığını, taşınmazın 6.279,72 m²lik kısmının orman arazisi vasfında olduğunu, söz konusu alanın 2 31... parseldeki kayıtla mükerrer kayıt oluşturduğunu, müvekkiline ait 5 parseldeki 6.279,72 m²lik payın iptal edilerek orman arazisi olan bu alanın Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan 2 31... parsel ile tevhidine, mümkün olmaz ise yeni bir parsel numarası verilerek Hazine adına tescil talebi ile dava açıldığını,

ilk olarak Orman Genel Müdürlüğü tarafından Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/645 Esas, 2016/560 Karar sayılı 06.10.2016 tarihli kararı ile orman arazisi olduğu gerekçesiyle iptal edilen tapu kaydının daha sonra davalı Maliye Hazinesinin aynı sebeplerle Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/332 Esas, 2020/435 karar sayılı 24.09.2020 tarihli kararı ile tapu kaydının iptaline ve Maliye Hazine adına tesciline hükmedildiğini, Mahkemenin kararının kesinleştiğini,

müvekkilinin tapusuna güvenerek satış yoluyla edindiği taşınmazın 6.279,72 m²lik kısmının orman arazisi olduğu gerekçesiyle elinden çıktığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait 5 numaralı parselin tapu kaydının 6.269,72 m²sinin orman niteliğinde olması nedeniyle iptaline dair Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/645 Esas, 2016/560 Karar sayılı kararının istinaf incelemesinden geçerek 2016 yılında kesinleştiğini, böylece zararın öğrenildiği tarihin 2016 yılı olduğunun kabulü ile kanunda öngörülen 2 yıllık zamanaşımının gerçekleştiğinin anlaşıldığını, bu nedenle esasa girilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak/tazminat davası olarak açılmasının doğru olmadığını,

dava konusunun belirlenmesinin mümkün olabileceğini, Uşak 1. ve 2. Asliye Hukuk Mahkemelerinin kesinleşmiş dosyalarının incelenmesinden de anlaşılacağı gibi davacıya ait 5 parsel sayılı taşınmazın 6.269,72 m²sinin memleket haritası ve kesinleşmiş orman tahdine göre orman niteliğinde olduğunu, hukuka ve kanuna aykırı, yersiz ve hukuksal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, öncelikle zamanaşımı yönünden davanın usulen reddini, esasa girildiği takdirde davanın esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiğini, taşınmazın tarla vasfında olduğu yönündeki tespit ve değerlendirmeleri kabul etmemekle birlikte, taşınmazın güncel değerinin belirlenmesi için belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı ile ilgili oranların düşük olduğunu, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay İçtihatlarında da sık sık vurgulandığı üzere, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zarara uğrayan hak sahibinin gerçek ve güncel zararının karşılanması için,

taşınmazın güncel gerçek değerinin belirlenmesi ve bedelinin malike ödenmesi gerektiğini, bu durumun mülkiyet hakkı ve ölçülülük ilkesinin gereği olduğunu, kamulaştırma yöntemlerine göre yapılan değerleme yönteminin çoğu zaman taşınmazın gerçek değerini yansıtmaktan çok uzak kaldığını, denkleştirme ve gerçek karşılığa ulaşabilmek için, objektif değer artışı oranının önemli olduğunu, taşınmaza takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu, objektif değer artış oranının en az %300 olması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle.

4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu olacağının hükme bağlandığını, bu sorumluluğun nitelik itibarıyla kusursuz sorumluluk olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde kabul edilen sorumluluğun doğabilmesinin ilk şartının, Tapu Sicil Tüzüğünün 7 nci maddesinde sayılan ana ve yardımcı sicillerin Devlet tarafından tutulması için gerekli bir eylem veya işlemin bulunması gerektiğini, devletin sorumluluğundan söz edebilmek için bu kayıtların tutulması sırasında bir hatanın mevcut olması veya gerçeğe aykırı bir sicilin tutulmuş olması gerektiğini,

bu açıdan tapu işlemlerinin, kadastro tespitinden tapu kütüğü oluşumuna kadar süreci ifade ettiği, kavram olarak doğru görülmekle birlikte, tapu iptali davaları yoluyla mülkiyetin değişiminin gerçekleşmesinin, yolsuz veya hatalı tescil olmadığını, tapu sicilinin tutulması nedeniyle Devletin sorumlu tutulabilmesinin ikinci şartın, bir zararın oluşması gerekliliği olduğunu, taşınmazın tapusu mahkeme kararı ile 2016 yılında elden çıkmasına rağmen, davacı taşınmazı iş bu dava tarihine kadar kullanmış ve halen de kullanmakta iken zararından bahsedilemeyeceğini,

İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının taşınmazı satın alırken ödediği bedelin dahi tespit edilmediğini, Devletin sorumluluğunun doğabilmesi için gereken bir diğer şartın da, meydana gelen zarar ile tapu sicilinin tutulması arasında illiyet bağının bulunması,

ayrıca zarar görenin bu illiyet bağını kesecek derecede bir kusurunun bulunmaması gerektiğini, eğer zarar görenin bir kusuru var ve bu kusur illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise Devletin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları yetersiz ve çelişkili olup objektif kriterlerden uzak olduğunu, taşınmazın değerinin çok yüksek hesaplandığını, tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri, zararın meydana geldiği tarihe göre belirlenmesi gerektiğini, Yerleşik Yargıtay kararlarına göre;

zarara uğrayan kişinin gerçek zararı tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihin ise zararın meydana geldiği tarih olduğunu, iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarihten sonra açılabileceğinden, mülkiyetin kaybedildiği tarih itibarıyla da taşınmazların değerinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz arazi kabul edilerek net gelir metoduna göre tazminat miktarının belirlenmesinde yanlışlık bulunmadığı, Yargıtayın son içtihatlarına uygun olarak kapitalizasyon faizinin %5 alınarak sonuca gidilmesi, taşınmazın belirlenen niteliğine göre objektif değer artışı uygulanması,

kalan kısımda yer alan değer kaybının dikkate alınmasının doğru olduğu belirtilerek TKGM parsel sorgulama sisteminde yapılan incelemeye göre yerleşim yerine yakınlığı, belediye başkanlığınca belediye hizmetlerinden faydalanabilir konumda olduğu bildirildiğinden, uygulanan objektif değer artışı oranının makul olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Uşak ili, ..., Köyü 5 parsel sayılı taşınmazın 08.07.2003 tarihinde davacı ... tarafından dava dışı 3. kişiden satın alındığı, Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/645 Esas, 2016/560 Karar sayılı dosyasında Orman Genel Müdürlüğü tarafından davacı aleyhine dava açıldığı ve mahkemece ... köyü 5 parsel sayılı taşınmazın 6.269,72 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği,

iş bu kararın istinaf kararı sonucu 15.12.2016 tarihinde kesinleştiği, bununla birlikte Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/332 Esas, 2020/435 Karar sayılı kararı ile davacıya ait 5 parsel sayılı taşınmazın C harfi ile gösterilen 6.269,72 m²lik kısmının orman arazisi vasfında olduğu ve bu alanın Hazine adına kayıtlı 2 31... parseldeki kayıtla mükerrer kayıt oluşturduğu belirtilerek davacıya ait 5 parsel sayılı 6.279,72 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ve ifrazı ile 2 31... parsel ile tevhidine, mümkün olmaz ise yeni bir parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği,

iş bu kararın ise istinaf edilmeksizin 17.02.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

5. Dava 4271 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat davası olduğundan davanın niteliği gereği arta kalan kısma değer azalışına hükmedilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10400, K. 2025/7126, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10400
Karar No
2025/7126
Tarih
8 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10402 K.2025/7946
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10405 K.2025/8165
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10408 K.2025/7751
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10409 K.2025/7584
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10412 K.2025/8378
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10414 K.2025/7743

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.