KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/10510 E., 2025/8427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2834 Esas, 2024/2353 Karar
- Dava tarihi
- 16.03.2022
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/103 Esas, 2024/201 Karar
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait İzmir ili, ....ilçesindeki taşınmazı hakkında davalı kurumun bölgede yürüttüğü gölet projesi kapsamında kamulaştırma kararı aldığını ve yapılan yargılama neticesi müvekkilinin taşınmazının gerçek bedeline kavuşsa da uzayan yargılama neticesinde alacağının büyük kısmına yaklaşık 6 yıl sonra kavuştuğunu, hükmedilen faizin de süreç içerisinde paranın reel alım gücünde meydana gelen zararını karşılamaya yetmediğini,
munzam zararın bilirkişilerce tam olarak tespiti sonrası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107/2 maddesi gereği talep artırımında bulunmak üzere şimdilik her bir davacı için 20.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL munzam zarar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara kamulaştırma bedelindeki payları oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda alacağa geç kavuşulması nedeniyle faizle karşılanamayan munzam zararın tespit edildiğini, alacağa 7 yıl sonra kavuşulduğunu, kararın mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, paranın alım gücü ve enflasyonun herkesçe bilinen vakalar olduğunu, oluşan zararda idarenin kusurunun bulunduğunu, faizle karşılanamayan zararın talep edilebileceğini, başkaca bir ispat külfeti yüklenemeyeceğini, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesinin emsal kararlarının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı açısından munzam zarara hükmedilebilmesi için davacı alacaklıların zararının faizle karşılanamadığını, bunun üstünde zararının oluştuğunu, maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığından,
munzam zarar talebinin bu gerekçe ile reddinin yerinde olduğunu, temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edildiğini, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etmek olanağının yasal olarak mevcut olmadığını, davacı temerrüt faizini aşan bir zararının mevcut olduğunu kanıtlamamış olup, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat külfetinden kurtarmayacağından, belirtilen nedenle, verilen kararın doğru olduğunu,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kararlarının da bu yönde olduğunu belirterek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10510, K. 2025/8427, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama