KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/10556 E., 2025/8550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/626 Esas, 2024/200 Karar
- Dava tarihi
- 23.10.2015
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinden ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Trabzon ili, ....ilçesi, ... Mahallesi 3 59... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından arıtma tesisi yapılmak suretiyle el atıldığını, el atma nedeniyle müvekkilinin taşınmazı kullanabilmesinin mümkün olmadığını, idareye yapılan başvurunun da bir sonuç vermediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kamulaştırmasız el atma nedeniyle 5.000,00 TL, ecrimisil bedeli olarak 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL belirsiz alacağın davalı idareden tahsilinin talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ve 2019/42 Esas, 2019/413 Karar sayılı kararıyla kamulaştırmasız el atma tazminatı talebi yönünden Mahkemenin 2017/158 Esas, 2018/572 Karar sayılı kararının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kararı ile tarafların başvurusunun esastan reddine dair karar verilip de kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2019 tarihli ve 2019/4467 Esas, 2019/4585 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde, İlk Derece Mahkemesince tazminat talebi yönünden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, infaz kabiliyeti olmayacak şekilde karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararında tazminat ve ecrimisil toplam bedeli üzerinden nispi vekâlet ücreti ve nispi harcın hesaplandığı, kaldırma kararı sonrası yapılan üçüncü yargılamada tazminat bedeli yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile kabul ve reddedilen ecrimisil miktarına göre vekâlet ücretine hükmedildiği;
ancak önceki ve sonraki kararlardaki ecrimisil bedeli farklı olduğu gibi, talep miktarının da değiştiği gözetildiğinde, tazminat talebi yönünden tarafların alacakları vekâlet ücreti hakkında netlik bulunmadığı anlaşılmakla, belirsiz alacak davası niteliğindeki davada mahkemece son talep miktarı gözetilerek; tazminat ve ecrimisil bedelinin toplamı üzerinden kabul ve ret miktarlarına göre taraflar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/224 Esas, 2021/709 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava dilekçesinde talep edilen arıtma merkezinin değerine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken talep aşılarak dava konusu yapılmayan trafo merkezinin de değerine hükmedilmesi ve dava konusu taşınmazın el atılan kısmındaki davacı payının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının kamulaştırılmasının talep edildiğini, bu nedenle verilen kararın hatalı olduğunu, ıslah talebinde bulunulabileceğinden mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen m² değerinin fahiş olduğunu, faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleerei Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Buna karşın; 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki davada dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmış olup, bu tarihten sonraki el atmalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da bir düzenleme bulunmadığı, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında fiilen el atılan taşınmaz bedeli yönünden nispi harca hükmedilmesi gerekirken, maktu harca hükmedilmesi hatalıdır.
Ne var ki, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
2.Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasınından harca ilişkin (7) ve (8) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılması, yerine "Alınması gereken 10.147,06 TL harçtan davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplam 10.060,29 TL'nin mahsubu ile bakiye 86.77 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafça yatırılan 10.060,29 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10556, K. 2025/8550, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama