KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11289 E., 2025/6815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/155 Esas, 2024/145 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ... ilçesi, ... köyü 406 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.06.2013 tarihli ve 2012/500 Esas, 2013/275 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 26.06.2013 tarihli ve 2012/500 Esas, 2013/275 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; aynı kamulaştırma kapsamında, yakın çevreden kamulaştırmaya konu edilen ve Dairece incelenerek metrekare değerleri uygun bulunan Dairenin 2014/17607 Esas, 2015/15543 Karar ( Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/591 Esas, 2013/276 Karar) ve Dairenin 2015/12854 Esas, 2015/12928 karar ( Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/88 Esas, 2012/250 Karar) sayılı dosyalarında, taşınmazların metrekare değerleri 05.11.2012 ve 07.03.2011 değerlendirme tarihleri itibarıyla 196,58 TL/m² ve 179,85 TL/m² olarak tespit edilmiş olup Mahkemece,
Dairece daha önce incelenen dosyalarda belirlenen metrekare değerlerde dikkate alınarak değerlendirme yapılmak üzere bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi kabule göre de; bilirkişi kurulunun emsal seçiminin isabetli olmadığını,
somut emsal olarak incelenen 2632 sayılı parselin ise kadastral parsel olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda ikinci bentte açıklanan hususlara aykırı şekilde emsal taşınmazın imar parseli olduğunun kabulüyle dava konusu taşınmazdan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzenleme ortaklık payı düşülerek dava konusu taşınmaza değer belirleyen rapora göre hüküm kurulması,
Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasında tespit edilen bedelin mahsubu ile bakiye kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinin ve Mahkemece tespit edilen fark kamulaştırma bedeli davalı adına bankaya yatırıldığı ve hükümle birlikte ödenmesine karar verildiğine göre faizin karar tarihine kadar uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, dava dilekçesinde davacı idarenin tescil yanında terkin talebi de bulunduğu gözetilmeksizin kamulaştırılan taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi, ancak terkin ile ilgili bir karar verilmemesi,
davacı idarenin harçtan muaf olduğu düşünülmeksizin davalıdan karar ve ilam harcı alınmasına hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, bozma sonrası yapılan yargılamada çıkan fark bedele davanın ilk açıldığı tarihten 4 ay sonrası olan 04.02.2013 tarihi değil de bozma sonrası yargılamanın görüldüğü tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair itirazlar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Mahkeme kararı bozularak yeniden hüküm kurulduğu gözetilmeden tescil hükmü yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin 7 nci bendi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11289, K. 2025/6815, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama