KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11468 E., 2025/12082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/171 Esas, 2023/230 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.340 kelime·7 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmişti.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 2294 (imar uygulaması sonrasında 141 ada 5) parsel sayılı taşınmazın irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkının tapuya tesis ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili bu davalı adına cevap dilekçesi sunmamıştır.
2. Dahili davalı .... Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; parsellerin birleştirilmesi sonucu oluşan 141 ada 5 parselde hissedar olan.... Metal İnşaat Sanayi ve .....Şirketi'nin payı yönünden alınmış yeni bir kamulaştırma kararı olmadığını ve kamulaştırma prosedürünün bu davalı yönünden hiç başlamadığını, 2942 sayılı Kanun'un amir hükümlerinin uygulanmadığını, bilirkişilerin artık olmayan taşınmaz yönünden değer tespiti yaptıklarını, tespit edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.10.2010 tarihli ve 2010/65 Esas, 2010/647 Karar sayılı kararı ile dava konusu 2294 parsel sayılı taşınmazda 1980,64 m² irtifak hakkının davacı idare adına tesciline, 130.788,00 TL kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idareden alınarak davalı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.10.2010 tarihli ve 2010/65 Esas, 2010/647 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak dava konusu taşınmazın niteliği, geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alınarak irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının taşınmazın tüm değerinin %16'sı oranında olacağından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 01.03.2017 tarihli ve 2012/514 Esas, 2017/132 Karar sayılı kararı ile 2294 parsel sayılı taşınmazın etrafındaki parseller ile birleşmesi suretiyle 141 ada 5 parsel olarak yeni bir parselin oluştuğu ve bu parselin alanının 15.169,56 m² olduğu, yeni oluşan 141 ada 5 parsele özgü alınan bir kamu yararı kararı olmadığı ve kamulaştırmaya ilişkin süreçlerin işletilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 01.03.2017 tarihli ve 2012/514 Esas, 2017/132 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kamulaştırma yapılarak üzerinde irtifak hattı tesis edilen taşınmazın başka parsellerle imar uygulanmasına girmiş olması, idarece kamulaştırmadan 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre vazgeçilmedikçe kamulaştırmanın varlığında bir değişiklik meydana getirmeyeceğinden, açılmış olan kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının tescili davasının esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.02.2022 tarihli ve 2019/7 Esas, 2022/42 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, Kocaeli ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 141 ada 5 parsel sayılı 15.169,56 m²lik taşınmazın 6.125,36 m²lik irtifak kamulaştırmasına konu kısmı hakkında davacı lehine tapuda daimi irtifak hakkı tesis ve tesciline, 6.125,36 m²lik alanın irtifak kamulaştırma bedelinin 1.490.199,48 TL olduğunun ve bu bedelin 1.276.423,98 TL'lik kısmının davalı ...'ın hissesine, kalan 213.775,50 TL'lik kısmının davalı .... Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin hissesine düştüğünün tespitine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 18.02.2022 tarihli ve 2019/7 Esas, 2022/42 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu eski 2294 parsel sayılı taşınmazın başka parseller ile birleşmesi sonucu, dava konusu artık yeni 141 ada 5 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, dosya kapsamından birleştirilen parsellerden bir kısmı hakkında daha önce açılan kamulaştırma bedeli tespiti istemli davaların usulden reddedildikleri de anlaşıldığından bu dava açısından kesin hüküm oluşturduklarından bahsedilemeyeceği,
kamulaştırma davalarında değerlendirme tarihi dava tarihi olup artık var olmayan 2294 parsele ilişkin hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporları ve 141 ada 5 parsele ilişkin dava tarihinden sonraki bir tarihi esas alarak değer tespit eden bilirkişi kurulu raporları geçersiz olduğu, bu nedenle; arsa niteliğindeki Kocaeli ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi, 141 ada 5 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yaparak dava tarihi olan 04.02.2010 tarihi esas alarak değer biçen 25.09.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu esas alınarak her iki davalı hakkında hüküm kurulması ve faiz başlangıç tarihlerininde her iki davalı yönünden 05.06.2010 olması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı gösterilen kararı ile uyulan bozma kararı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin ve değer düşüklüğü oranının yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle.
141 ada 5 parseli oluşturan 2294, 1196 ve 2293 parseler yönünden kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırmaya konu irtifak haklarının tescili talepli davalar açıldığını, 1196 ve 2293 parseller hakkında açılan davaların reddedildiğini, ret kararlarının bu dava açısından kesin hüküm oluşturduğunu, 141 ada 5 parselin cüzzi bir kısmını oluşturan 2294 parselle ilgili kamulaştırma kararının bulunduğunu, taşınmazın takriben %70'lik kısmına ilişkin idareye hak tanınmasının yasal olmadığını, parsellerin birleştirilmesi sonucu oluşan 141 ada 5 parselde hissedar olan....
Metal İnşaat Sanayi ve....
Şirketi'nin payı yönünden alınmış yeni bir kamulaştırma kararı olmadığı ve kamulaştırma prosedürünün bu davalı yönünden 2942 sayılı Kanun'un amir hükümlerinin uygulanmadığını, dava tarihi itibarıyla malik olmayan davalıya dava tarihi itibarıyla hesaplama yapılarak kaotik bir duruma meydana getirildiğini, öncelikle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, aksi kanaat hasıl olacak ise davanın 2010 yılında açıldığını 14 yıldan bu yana devam ettiğini, değer kaybının faiz ile karşılanamadığını, faiz oranı ve faiz işletilen dönemin zararı karşılamaktan uzak olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilirken,
iade edilecek bedel yönünden mevduat faizi işletilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Ne var ki, dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun. “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile.
“Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğrudur.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11468, K. 2025/12082, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama