KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11491 E., 2025/8810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/442 Esas, 2022/2379 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el koymadan kaynaklı ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde kain, tapuda eski 1422, 1396, 1938, 1939, 1941, 1944, 1947, 1958 parsel no.lu (Yeni 129/1, 130/1, 131/1, 133/1, 134/1, 135/1, 136/1, 137/1) taşınmazların yer aldığı bölgede 2008-2015 yılları arasında yapılan toplulaştırma, sulama kanalı, drenaj kanalı, ulaşım yolları çalışmaları nedeniyle müvekkilinin maliki olduğu taşınmazları düzenli ve sürekli kullanamadığını taşınmazları fiilen teslim aldığı tarihe kadar dava konusu yerlerden elde edeceği gelirlerden mahrum kaldığını,
2012 yılından itibaren taşınmazların müvekkiline fiilen teslim edildiği tarihe kadar, dava konusu taşınmazların nitelikleri gözetilmek suretiyle, fiilen kullanılamayan her bir parsel için ayrı hesaplanacak ecrimisilin tespit edilmesi ve her bir ödeme yönünden vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarında da görüleceği üzere, müvekkilinin işbu davaya konu tüm taşınmazlarında değil, sadece belirli bir kısmında ürün ekilip biçilebildiğini, dosyada sadece 2011, 2012, 2013, 2015 ve 2016 ÇKS kayıtları varken, 2014 yılında müvekkilinin ilgili taşınmazlardan yararlandığını kabul etmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, ÇKS kayıtları detaylı olarak incelemeden hüküm kurmuş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre, davacı tarafın dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı ancak verilen kesin sürede tanık listesini bildirmediği, ispat külfetinin davacı tarafta olmasına rağmen taşınmazların kullanımının engellendiğinin ispat edilemediği, dosya kapsamına alınan çiftçi kayıt sisteminde söz konusu taşınmazların ürün ekili olarak bildirilmiş olduğu hususlar birlikte gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11491, K. 2025/8810, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama